Esastan ret

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalıya ait .... and .... Otel müşterilerine sağladığı ... denilen transfer hizmeti karşılığı icra takibine konu faturaları tanzim ettiklerini, alacağın tahsili amacıyla Gaziantep 13. İcra Müdürlüğünün 2017/15066 ve 2017/15647 sayılı icra dosyaları ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, borçlu tarafından borca ve yetkiye itiraz edilmesi üzerine dosyaların Bakırköy 2. ve 3. İcra Müdürlüklerine gönderildiğini, borçlu tarafından her iki icra dosyasından çıkartılan ödeme emrine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve takip dosyasında belirtilen temerrüt tarihinden itibaren işletilecek mevduata uygulanan en yüksek ticari faizi ile birlikte tahsili ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında yapılan anlaşma ile 2016 yılı başından sonuna kadar verilen hizmete dayalı ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap gereği davacının alacağın dayanağı olarak gösterdiği tüm fatura bedellerinin müvekkili tarafından ödendiğini, davalı şirketçe, davacının hesabına 30.06.2016 tarihinde 30.000,00 TL gönderildiği, 13.07.2016 günü ise dava dışı ... A.Ş tarafından ise 185.000,00 TL bedelli çekin davacıya teslim edildiğini, çekin karşılıksız çıkması üzerine şirket müdürü ... tarafından davacı adına değişik tarihlerde çeke karşılık açıklaması ile ödeme yapıldığını, yine müvekkili tarafından Garanti Bankası Kahramanmaraş Sanayi şubesine ait 05.01.2017 vade tarihli 85.000,00 TL bedelli çekin verildiğini, bu çekin davacı tarafından tahsil edildiğini, müvekkili şirketin davacıya borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davalının sunduğu ödeme makbuzlarının dava konusu borca ilişkin olup olmadığının tespit edilmediğini, davalı tarafın faturaların ödenip ödenmediğini ispatlaması gerektiğini, davalı şirket defterlerinin kanuna uygun tutulmaması nedeni ile davalı lehine delil sayılamayacaklarını, karşı yanın faturalara ilişkin ödeme belgesi olarak dava dışı ... Turizm tarafından yapılan havalelerin dekontlarını sunduğunu, yine ödeme belgesi olarak ibraz edilen 3 adet Garanti Bankasına ait havale dekontlarının dava dışı ... Turizm tarafından yapıldığını, keza söz konusu havalelerin dava konusu faturalara ilişkin olmadığının dekontlardaki açıklamalarla sabit olduğunu, davalı şirketin 30.03.2016 tarihinde 30.000,00 TL'yi müvekkili hesabına havale yaptığını iddia ettiğini, ancak böyle bir ödemede bulunmadığını, ispat yükümlülüğünün ödeme savunmasına bulunan davalıya geçtiğini, davalı tarafından ödeme yapıldığının ispatlanamadığını, bu nedenlerle kararın hukuken yerinde olmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ödeme iddiasında bulunurken ödemenin davalı şirket ile yetkilileri ve ortakları aynı olan bir başka şirket tarafından yapıldığını savunduğu, davacı tarafından ise yapılan ödemelerin dava dışı üçüncü kişi ile müvekkili arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığını ileri sürdüğü, bilirkişi raporunda davacının dava dışı ... Turizm A.Ş. ile herhangi bir hukuki ilişkinin varlığının anlaşılamadığının tespit edildiği, bu durumda davacının ... Turizm A.Ş. tarafından yapılan ödemeleri dava dışı şirketin borcu nedeniyle yapıldığını ispatlaması gerektiği, davacı tarafından bu ispat yükümlülüğünün yerine getirilemediği, dava dışı ... Turizm A.Ş tarafından verilen 185.000,00 TL meblağlı çeke ait tahsilat makbuzunda ödeyen kısmında davalı şirketin adının yazılı olduğu ve yemin deliline de başvurulmadığı, davacının beyanının niteliği itibariyle bağlantısız bileşik ikrar niteliğinde olduğu da gözetildiğinden mahkemece davanın reddine dair verilen kararın hukuken yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.