SUÇLAR: Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

1- Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümlere yönelik suçtan zarar gören ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan açılan davada suçtan doğrudan zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan şikâyetçi ... vekilinin hükümleri temyiz etme hakkı olmadığı anlaşılmakla şikâyetçi vekilinin bu suça yönelik temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,

2- Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümlere yönelik sanığın ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Görevi yaptırmamak için direnme suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiği kabul olunduğu halde, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 265/3. maddesi uygulanmayarak eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Suça sürüklenen çocuk hakkında eylemine uyan aynı Kanun'un 265/1,3,4 ve 31/3. maddelerinin birlikte uygulanması hâlinde tayin olunacak cezanın üst sınırının 5 yıldan fazla olması sebebiyle zamanaşımı süresinin 10 yıl ve15 yıl olduğu ve henüz dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,

3- Sanık ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığının, duruşmadan usûlüne uygun haberdar edilmediği, eksikliği giderme işlemi üzerine şikâyetçi kurum vekilinin 22.11.2021 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, şikâyetçi kurumun 5271 sayılı CMK'nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK’nın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suçtan zarar gören kurum vekilinin ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.