İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün önlenmesi ile maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının İzmir ili Çeşme ilçesinde bulunan ... Pide'nin işletmecisi olduğunu, bu işletme adının davalı tarafından da kullanıldığını, her iki işletmenin aynı yerde olması nedeni ile işletmelerin karıştırıldığını, bu nedenle zarara uğradığını, davalı tarafa yapılan ihtara rağmen aynı ünvanı kullanmaya devam ettiğini, hukuka aykırılığın tespiti için Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/53 D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını ileri sürerek ... Pide markasının kullandığı her türlü objenin işyerinden meni ile haksız rekabetin önlenmesine, 75.000,00 TL maddi tazminat ile değişik iş dosyasında yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, 1993 yılında Uşak ili, Eşme ilçesinde pide salonu işletmeye başladığını, sonrasında davacı ile birlikte 1994-1998 yılları arasında İzmir ili Çeşme ilçesinde pide salonu işlettiklerini, akabinde davalının ... Pide'yi aynı adreste 10.03.1998'den itibaren 2012 yılına kadar işletmeye devam ettiğini, markanın tanınırlığının bu tarihten sonra oluştuğunu, 31.05.2012 ve 31.05.2016 tarihleri arasında eşi adına işlettiğini, sonrasında aynı işyerini kendi adına açmak sureti ile 01.06.2016 tarihinden itibaren işletmeyi aralıksız sürdürdüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının önceleri kardeşi ve ortağı olan davacı ile birlikte çalıştığı, 1998-2012 yılları arasında ise kendisinin markayı kullandığı, daha sonra işletmesini kapatarak eşi adına 31.05.2012'de lokanta açtığı, 25.04.2011'de yaptığı başvuru üzerine 29.06.2012 tarihli 2012/59381 nolu markayı alarak kullandığı, dolayısıyla davalının, davacıya ait markanın da ayırt edici unsuru olan "..." ibaresini, daha önceki tarihlerden beri tescil ile birlikte kullandığı, bununla beraber davalı tarafın markasındaki yan unsurları dışladığı, markadaki eliptik formun dağıldığı ancak, "...., ... Pide" ibarelerinin korunduğu, tabelada ve kayıtlarda ... Pide kısmının vurgulandığı, bu durumda davalının kullanımlarının tescilli markasının kapsamında kaldığı, davalının markasının önceki tarihi taşıdığı, bu durumda davacının, daha önceki tarihlerde marka tescili elde eden davalıya karşı, marka hakkını ileri sürmesinin markada öncelik kuralına ve hakkaniyete uygun olmadığı, davalının www.unlupide.com.tr alan adını da 2012'den beri kaydettirerek kullandığı, bu duruma uzun süre davacının ses çıkarmadığı, davacının davalıdan yaklaşık 3 yıl sonra, ... Pide için 2015/32373 nolu başvuru yaptığı, davalıya ait ... Pide+şekil markasının mevcudiyetine rağmen tescillendiği, davalının itiraz etmemiş olmasının iki marka arasındaki benzerlik gerçeğini ortadan kaldırmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ....Pide isimli firmanın müvekkili tarafından 1994-1998 yılları arasında işletildiğini, 1998 senesinde ise davacının mali işlemlerinin düzenlenmesi için işletme işini kardeşi davalıya verdiğini, 2012 tarihinde ise kardeşinin firmadan ayrılarak yaklaşık 1,5-2 km ileride eşi üzerine iş yeri açarak aynı isimle işletmeye devam ettiğini, dükkanlar arasındaki mesafenin az olması nedeni ile müşterilerin işletmeleri karıştırdığını, ihtara rağmen davalının ... Pide unvanını kullanmaya devam etiğini, Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/53 D.İş sayılı dosyası ile davalıya ait ... Pide markasının tescil edildiği şekilde davalı ...’ye ait pideci dükkanında; unvan, tabela ve çeşitli satış görsellerinde kullanıldığının tespit edildiğini, tarafların kardeş olmaları ve aynı markayı kullanmaları nedeniyle davacının müşteri kaybettiğini, bu nedenle zarara uğradığını, davalının unvanının ... PİDE değil "... PİDE" olduğunu, davalının işletmesine ait motor benzeri araçlarda ... Pide markasının kullanıldığını, işletmenin camlarında web adresi olarak doğrudan "www.unlu.pide.com.tr " adresinin bulunduğu, davalının daha önce tescil ettirmiş olduğu markanın ... Pide değil "... PİDE" olduğunu, davalı tarafın "... PİDE DAMAKTADI YILLARDIR LEZZETİN ADI ÇEŞME + ŞEKİL.." markasının görünüşü - harf /kelime bütünlüğü - biçimsel ve anlamsal benzerlik - çağrıştırma - genel görünüm itibariyle davacının markasına mal ve hizmet sınıflarının alıcısı olan ortalama düzeydeki halk nezdinde karıştırılma tehlikesi oluşturabilecek şekilde benzediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, markaya tecavüzün men-i ile haksız rekabetin önlenmesine ve maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.