Davacı, işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Taraflar arasındaki, alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17/03/2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işverene bağlı şekilde uluslararası tır şoförü olarak çalıştığını, ücretlerinin gerektiği gibi ödenmemesi üzerine iş sözleşmesini fesh ettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile sefer primi, yakıt primi, kıdem pirimi, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsili ile işverence alınan teminat senedinin iptal ve iadesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının kendi isteği ile haklı neden olmadan istifa ederek işten ayrıldığını, tazminata hak kazanmadığı gibi diğer taleplerinin de yerinde olmadığını, hak ettiği ücretlerin de ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Yerel Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin ücretlerin gerektiği gibi ödenmemesi üzerine davacı tarafça haklı olarak fesh edildiği buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazandığı gibi sefer primi, yakıt primi, kıdem pirimi, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacakları da olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) İstinaf:
Karara karşı davalı vekili istinaf yoluna bauşvurulmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın istinaf başvurusu yerinde görülmemiş ancak kamu düzeni açısından davacının yargılama sırasında vefat etmesi ve mirasçıların davayı takip etmessi nedeniyle hükmün mirasçılar lehine kurulması gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak mirasçılar lehine davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
F) Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi kararını davalı vekili temyiz etmiştir.
G) Gerekçe:
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre davalının aşağıdaki benntlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacının uluslararası tır şoförü olarak, asgari ücret yanında yaptığı seferler nedeniyle sefer ücreti aldığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu kabul doğrultusunda davacının ortalama olarak ayda 2 kez yurt dışı seferi yaptığı açıklanarak buna göre ücreti belirlenmiştir.
Davalı taraf kayıtlara göre ayda 2 sefer yapılmadığı savunmasındadır.
Davacının yurt dışına çıkış ve dönüşleri kayıt altında olup denetime elverişli şekilde bu kayıtlardaki sayının tespiti ile sefer sayısı belirlenmesi gerikirken tanık beyanları ve kayıtlara göre ortalama olarak ayda 2 sefer yaptığının kabulü hatalıdır.
3- Davacı taraf dava dilekçesinde işverence yakıt primi ve kıdem primi adı altında ödemeler yapıldığını ancak bu ödemelerin eksik yapılması nedeniyle alacağı olduğunu ileri sürmüş, davalı ise bu yönde ödemeler yapılmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davacı beyanı ile tanık anlatımları doğrultusunda yapılan hesaplamalara itibarla söz konusu talepler hüküm altına alınmıştır.
Alacakların varlığını ispatlama yükü davacı da olup davacı delil olarak bir kısım belgeler sunmuş ve tanık beyanlarına dayanmıştır. Sunulan belgeler söz konusu alacakların varlığını ispatlamaya elverişli olmadığı gibi dinlenen davacı tanıklarının da benzer taleplerle işverene karşı davalarının olduğu anlaşılmaktadır. Yine bu taleplere yönelik yasal bir düzenleme olmadığı gibi sözleşme yada işyeri uygulaması olduğuna yönelik yeterli delil de yoktur. Davalı tanıkları da savunmayı teyit etmişlerdir. Buna göre yakıt primi ve kıdem pirimi alacaklarının ispatlandığı söylenemez.
Açıklanan nedenlerle ispatlanamayan taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır.
4- Taraflar arasında, davacının sefer primi alacağı olup olmadığı hususunda da uyuşmazlık vardır.
Davacı taraf, davalı işyerinde asgari ücret yanında aldığı sefer pirimlerinin 2009 yılı başından itibaren 50 Euro eksik ödendiğini ileri sürerek kesintiler nedeniyle oluşan alacak talebinde bulunmuştur. Davalı taraf ise iddianın doğru olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia ve davacı tanıklarının beyanlarına göre hesaplanan alacağa hükmedilmiştir.
Alacağın varlığını ispatlama yükü davacı da olup, davacı iddiası soyut olduğu gibi yukarıdaki açıklandığı üzere davacı tanıklarının işverene karşı benzer taleplerle davaları bulunmaktadır. İşverenle husumet içinde olan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Davalı tanıklarına göre ise ücretlerde kesinti yoktur. Bu durumda Mahkemece başkaca bir delil olmadığı gözetilerek soyut talebin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü bozmayı gerektirmiştir.
H) Sonuç:
Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 6100 sayılı HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine, davalı yararına takdir edilen 2.540,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.