Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vekili, davalı idarenin talebi üzerine, belediye meclisinin 26.05.1997 tarih ve 18 sayılı kararı ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazı "Temel Eğitim Yatılı Bölge İlköğretim Okulu" yapılması şartı ile tahsis işlemini yapmak üzere dönemin belediye başkanının yetkili kılındığını, belediye meclisi tarafından kendisine tahsis yetkisi verilmesine rağmen belediye başkanınca taşınmazın satış suretiyle davalıya devredildiğini, satışın geçersiz ve tescil işleminin yolsuz olduğunu, devir tarihinden yıllar geçmesine rağmen davalı tarafından eğitim kurumu yapımı konusunda işlem yapılmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile müvekkil belediye adına tescilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın okul yapılması şartıyla devredildiği, satış resmi şekilde yapıldığından geçerli ise de gerçek değerinin çok altında sembolik bir bedel ile satıldığı, taşınmazın kamu yararı gözetilerek devredildiği, satış nedeni olan şartın gerçekleşmeyeceği anlaşıldığına göre davacı belediyenin taşınmazı sembolik bir bedel ile devretme nedeninin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 17.03.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ...'ün tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine.
Davalının diğer temyiz itirazlarıne gelince;
Dava, 100.000,00 TL değer gösterilmek suretiyle açılmış, yargılama sırasında keşfen saptanan 2.373.494,40 TL üzerinden harç ikmali suretiyle dava değeri yükseltilmiştir. Mahkemece, harcı tamamlanan taşınmazın değeri üzerinden davacı lehine avukatlık ücreti tayin ve takdiri doğru ise de Hazine harçtan muaf olduğu halde harçtan sorumlu tutulması isabetsizdir.
Ne var ki; anılan bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden; hükmün 3 .bendinin tamamen hükümden çıkarılmasına; yerine 3.bent olarak “Davacı tarafından yatırılan 1.707,75 TL peşin harç ve 38.825,59 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 40.533,34 TL’nin talep halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine”, hükme 5. bent eklenerek "Davacı tarafından yapılan 47 TL tebligat gideri, 20 TL müzekkere masrafı, 546,30 TL keşif masrafı olmak üzere toplam 613,3 TL yargılama giderinin davalı Hazineden tahsili ile davacı Belediyeye verilmesine ” ibarelerinin yazılmasına, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.01.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 2.540.00. TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilen davacıdan alınmasına peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine,17/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
1. Hukuk Dairesi - E. 2018/2439 - K. 2020/1928
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 1. Hukuk Dairesi |
| Esas No | 2018/2439 |
| Karar No | 2020/1928 |
| Karar Tarihi | 17.03.2020 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"