İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2021 tarihli ve 2020/249 Esas, 2021/538 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2021/3517 Esas, 2022/1588 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, karar verilmiştir.
Katılanın temyiz istemi; sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde katılanın aşırı alkollü bir şekilde Hurma taksi durağına geldiği ve taksiye binmek istediği, bu durakta görev alan ve taksici olarak görev yapan kişilerin kendisini taksiye almak istemedikleri, bu sebepten dolayı çıkan tartışmada sanıkların iştirak halinde katılanı darp ettiklerinin iddia ettikleri olayda, sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'in yaralama eylemine katılmadıklarını söyledikleri ancak kendilerinin olay yerinde olduğunun beyanları ile de anlaşıldığı, yine katılanın taksi durağında bulunan kişilerin hepsine karşı küfür ettiği, 4-5 kişinin kendisine saldırdığını söylediği, yaşanan arbede ve tartışmaya sanık ... ve temyiz dışı ...'in de katıldıklarının tanık Murat'ın ifadesinden de anlaşıldığı, zira bu kişiler ile katılan arasında münakaşa ve itişme olduğunu söylediği, bu nedenlerle ve katılanda meydana gelen yaralanma durumu gözetildiğinde bu sanıkların da temyiz dışı diğer sanık ... ile birlikte katılanı darp ettikleri kanaatine varılarak ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verildiği, anlaşılmıştır
2. Katılana ait 25.11.2020 Tarihli Antalya Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen raporda özetle; darp hikayesiyle geldiği, sağ alında, sol elmacık kemiğinde, sağ diz ve dirsekte ağrı şikayetleri olduğu, yüzde sağ alında 3 cm çapında yüzeyel sıyrık, sol zigomatik bölgede palpasyonla ağrı, sağ dirsek ve sağ dizde hareketle ve palpasyonla ağrı olduğu, çekilen grafide sol zigomatik kemik kırığı tespit edildiği saptanmış olup;
Kişinin sol elmacık kemiğinde cerrahi tedavi yapılan kırığa neden olan yaralanmasına bağlı olarak;
Yüz sınırları içerisinde tespit edilen, asimetrik görünümün (cerrahi müdahale gören sağ elmacık kemiği kırık bölgesinin sol elmacık kemiği çevresine göre çökük kalması nedeniyle), gün ışığında ve iyi aydınlatılmış ortamda, insanlar arası sözel diyalog mesafesinden ilk bakışta belirgin bir şekilde fark edilebilir durumda olması nedeniyle, yüzde sabit iz niteliğinde OLDUĞU" belirtilmiştir.
3. Sanık savunmaları, katılan beyanları, tanık anlatımları, 25.11.2020 Tarihli Antalya Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporu, sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı, dosya içerisinde bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde katılanın aşırı derecede alkollü bir şekilde hurma taksi durağına gelip, bir taksiye binmek istediği, ancak durakta çalışan taksicilerden hiçbirisinin katılanı taksiye almak istemedikleri, bunun üzerine katılan ve taksiciler arasında tartışma çıktığı, tartışma sonrası katılan ...'ın duraktan uzaklaştığı sırada, taksicilere yönelik hakaret içeren sözler sarf etmesi, bağırıp çağırması üzerine, inceleme dışı ...'un katılanın peşinden koşarak, elinde bulunan telsizle katılanın yüzüne vurarak onu basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, yüzünde sabit iz oluşturacak ve kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince, sanık ...'ın katılana yönelik yaralama eylemine iştirak ettiğinden bahisle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği, kendisinin olayı araladığını savunduğu, katılanın ise kendisine vuranları hatırlamadığını beyan ettiği, inceleme dışı sanık ...'un katılana vuranın kendisi olduğunu belirttiği, gerek ilk derece Mahkemesince, gerekse Bölge Adliye Mahkemesince dinlenen tanıkların, katılana vuranın sanık ... olduğunu beyan ettikleri,(her ne kadar tanık ..., sanıklar ... ve ... ile katılan arasında itişme gördüğünü beyan etmişse de, bu beyanında sanıkların katılanı uzaklaştırmaya çalıştığını belirttikleri) bu durum karşısında; sanığın, sözlü ve fiili saldırıda bulunan katılanı taksi durağından uzaklaştırmaya çalışması dışında, inceleme dışı sanık ...'un eylemine katıldığına ilişkin, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği anlaşılmakla; sanık müdafii ve katılanın istinaf istemlerinin kabulüyle, ilk derece mahkemesinin, sanık ...'ın katılana yönelik yaralama suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmünün kaldırılarak, beraatine karar verildiği, anlaşılmıştır.
A. Tebliğname Yönünden; Her ne kadar tebliğnamede eksik inceleme nedeniyle hükmün bozulması yönünde görüş belirtilmiş ise de; katılanın 30.07.2019 tarihli polis beyanında sanık ... ve diğer temyiz dışı sanıkların isimlerini araştırma sonucu öğrendiğini söylemiş ise de; devamında tüm aşamalarda alınan beyanlarında sanıkların yüzlerini hatırlamadığını beyan ettiği, temyiz dışı sanık ...'ın da atılı suçu kendisinin işlediğini olayın en başından itibaren tüm beyanlarında ikrar ettiği, katılanın yeniden dinlenmesinin dosyaya yenilik katmayacağı anlaşıldığından kararın bozulması gerektiğine yönelik Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanık savunması ve dosya içerisinde olgular başlığında belirtilen delillerden sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli somut ve her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediği anlaşıldığından, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2021/3517 Esas, 2022/1588 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.04.2024 tarihinde karar verildi.