İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında verilen kararın; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.12.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Bakırköy 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 21.04.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf talebi kabul edilerek yapılan incelemede, basit yargılama usulünün değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bakırköy 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasına ve çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

5. Sanık müdafinin itiraz talebi üzerine yapılan yargılamada, Bakırköy 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

6. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 23.02.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun, hükümden sanığın mahkumiyetine ilişkin bölümün çıkartılarak yerine beraatine yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

Katılan ve vekilinin temyiz istekleri, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğuna, sanığın suç işleme kastı ile hareket ettiğine, mevcut delillerin iddiayı doğruladığına, suçun yasal unsurlarının gerçekleştiğine ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

Dava konusu olay; sanık ile katılan arasında boşanma davasının bulunduğu, aile mahkemesince müşterek çocuğun velayetinin katılan anneye bırakıldığı, çocuk ile sanık baba arasında kişisel ilişki tesis edildiği, bu kapsamda çocuğun 1 Temmuz itibarıyla katılan tarafından sanığa teslim edildiği, ancak 1 aylık sürenin bitiminde sanığın çocuğu katılan anneye tekrar geri vermediği, bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık müdafinin istinaf talebi üzerine duruşmasız olarak yapılan incelemede, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı kabul edilerek, sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükümde sanığın mahkumiyetine ilişkin kısımların çıkartılarak, yerine beraatine yazılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Sanığın aşamalardaki suçu inkara yönelik savunmaları, katılanın ifadeleri, bilirkişi raporları ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, dosya kapsamına uygun gerekçesine ve incelenen dava dosyası içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında verilen beraat kararında isabetsizlik görülmediğinden, katılan ve vekilinin sübuta ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve mahkemenin kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 23.02.2022 tarihli ve 2022/368 Esas sayılı kararında katılan ve vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 41. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2024 tarihinde karar verildi.