Mahkûmiyet
Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; hükmün 23.03.2022 tarihinde katılan vekilinin yüzüne karşı verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 28.03.2022 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; kararın 05.04.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilmesine karşın, aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2021 tarihli ve 2020/310 Esas, 2021/870 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı kasten basit yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 25 inci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.03.2022 tarihli ve 2022/168 Esas, 2022/987 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla sanık hakkında katılana karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğinden bahisle beraat kararı verilmesi gerektiğine, meşru savunma hükümlerinin uygulanmasına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Her ne kadar sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın eyleminin meşru müdafaa sınırları kapsamında kaldığının değerlendirilmesi nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmaları, katılanın beyanları, tanık anlatımları, 24.05.2019 tarihli adli muayene raporları, nüfus ve adli sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Katılanın restoranın dışında bulunduğu, masa üzerindeki peçeteliği attıktan sonra tekrar saldırı imkanının kalmadığı, buna rağmen katılan sanık ...'nin pencereden elini uzatarak, katılan sanık ...'e tokat atmasının meşru müdafaa kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, sanığın katılana karşı basit yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik inceleme bulunmadığı, sanığın ikrara yönelik savunması, katılanın adli muayene raporunun içeriği ve görüntü inceleme tutanağı karşısında, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği ve somut olayda meşru savunma Esas No: 2022/14310
şartlarının oluşmadığının saptandığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
1. Katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.03.2022 tarihli ve 2022/168 Esas, 2022/987 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.04.2024 tarihinde karar verildi.