Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve nakil aracının iadesine ilişkindir.

1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 14.07.2014 günü kolluk görevlilerince edinilen istihbari bilgiler neticesinde oluşturulan uygulama noktasında durdurulan sanık ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta Kırıkhan Sulh Ceza Mahkemesinden alınan önleme araması kararına istinaden yapılan aramada aracın üzerindeki 6 adet 2'şer tonluk bidonlardan ve çekicinin 2 adet deposundan toplam 13.000 litre ulusal marker seviyesi geçersiz kaçak akaryakıt ele geçirildiği ve sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2.Sanık ...'ın tüm aşamalarda suça konu akaryakıtı Hatay'ın bir köyünden araçlarında kullanmak amacıyla aldığını beyan etitği, bozma ilâmı üzerine ise tebliğ olunan ihtarata rağmen gümrüklenmiş değerin iki katı kadar olan tutarı Maliye Hâzinesi'ne ödemediği belirlenmiştir.

3.Sanığa soruşturma aşamasında 14.07.2014 tarihinde 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlığa ilişkin ödeme ihtaratı yapıldığı cihetle bu hususta tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükümünde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle anılan sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 17.04.2024 tarihinde karar verildi.