Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2018 tarihli ve 2018/280 Esas, 2018/370 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağmaya teşebbüs suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (d) ve (h) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 04.07.2019 tarihli ve 2018/3058 Esas, 2019/1535 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, sanık hakkında kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 04.07.2019 tarihli ve 2018/3058 Esas, 2019/1535 Karar sayılı kararının 04.09.2019 tarihinde kesinleştiği ve karardan sonra denetim süresi içinde sanığın yeniden işlemiş olduğu kasıtlı bir suç sebebiyle İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2021 tarihli ve 2021/621 Esas, 2021/852 Karar sayılı ilamıyla sanığa basit yaralama suçundan ceza verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yeniden ele alınması konusunda ihbarda bulunulmuştur.
4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2022/1292 Esas, 2022/1488 Karar sayılı kararı ile açıklanması geri bırakılan mahkumiyet hükmünün açıklanmasına, sanık hakkında kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bendleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlemediğine, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının oluşmadığına, aksi kanaat halinde erteleme ve seçenek yaptırımların uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ...'nın olay gecesi 23: 00 sıralarında mağdur olan eşi evinin önünde arkadaşı tanık ...'la birlikte otururken yanına gelerek, mağdura hitaben "benimle barışmayacak mısın" diye sorduğu, mağdurun da korkarak ikametine girdiği, şanığın da peşinden girip mağdura "bana para ver" diye söylediği, mağdurun parası olmadığını söylemesi üzerine sanığın üzerinden çıkardığı bıçakla mağdura saldırdığı ve mağduru bıçakla hayati tehlike arzetmeden basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek şekilde yaraladığı, bu arada sanığın zorla mağdurdan para istemeye devam ettiği, mağdurun yardım için bağırması üzerine de yağma eylemini tamamlayamadan olay yerinden ayrıldığı anlaşılmıştır.
2. Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 21.05.2018 tarihli raporunda; sağ uyluk lateralde 2x2x2cm kenarları düzenli kesi, sağ uyluk medialde orta hatta 2x2x4cm ebatlarında kenarları düzgün kesiye ait iz, arteriyal ve venöz ultrasonu normal olduğu, kesinin sütüre edildiği, mevcut yaralanmasının hayati tehlikeye neden olmadığı, belirtilmiştir.
İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 23.05.2018 tarihli raporunda özetle;
''Şahısta tarif ve tespit edilen, yumuşak doku travmasına neden olan, kemik kırığı, kafatası kemiklerinde çatlak-kırık, fokal beyin lezyonu, iç organ ile büyük damar ve sinir hasarı, kas, fasia, tendon, damar kesisi bildirilmeyen yaralanmasının;
1-Şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI,
2-Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLDUĞU..'' belirtilmiştir.
3. Sanık savunması, mağdur beyanı, tanık anlatımları, Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 21.05.2018 tarihli raporu, İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 23.05.2018 tarihli raporu, sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı dosya içerisinde bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık ...'nın resmi nikahlı eşi olan ... ile aralarında anlaşmazlıklar olduğu, buna bağlı olarak İzmir 1. Aile Mahkemesinin 02.04.2018 tarih ve 2018/150 değişik iş sayılı kararı ile 6284 sayılı Yasa gereğince hakkında mağdurun konutuna gelmemesi tedbiri uygulandığı, olay tarihinde saat 23: 00 sıralarında mağdurun evine gittiği, evin salon kısmında eşini bir başkasıyla uygunsuz vaziyette görmesi üzerine mutfak tezgahında bulunan ekmek bıçağını alarak bu bıçakla mağduru doktor raporunda belirtildiği şekilde sağ bacağından basit bir tıbbi müdahele ile giderilemez şekilde yaraladığı, anlaşılmıştır.
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, hükmün açıklanması koşullarının oluştuğu, seçenek yaptırımların ve erteleme hükümlerinin yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2022/1292 Esas, 2022/1488 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı
olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.04.2024 tarihinde karar verildi.