TCK' nın 155/2,62,50/1-a, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılanın, 51,84 TL'lik telefon faturasını sanığın sorumlusu olduğu fatura ödeme merkezine ödediği, bu ödemenin sanık tarafından ilgili telefon şirketine aktarılmadığı, bunun üzerine telefon şirketi tarafından katılan aleyhine icra takibinde bulunulduğu ve aynı borç nedeniyle katılanın tekrar ödeme yapmak zorunda kaldığı iddia edilen olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın, atılı suçu işlediğine dair kesin delil bulunmadığına ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Talimatla alınan 05/09/2012 tarihli savunmasında katılanın zararını ödemek istediğini bildiren sanığa, zararın giderilmesi açısından makul bir süre tanınıp sonucuna göre TCK'nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'UN 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/11/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.