Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, katılan vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun olmadığı sanığın vasisi olarak temyiz dilekçesi sunan ...'nın ise temyize hakkının bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, suçun işlenmesinde kullanılan aracın müsaderesine hükmedilmesi gerektiğine, alt sınırdan ceza tayin edildiğine ve re'sen görülecek nedenlere ilişkindir.

2.Sanığın temyiz isteği, aleyhine verilen bu kararın mağduriyetine neden olduğuna, mağdur durumda olduğuna, aleyhine verilen cezanın kaldırılarak temyizini talep ettiğine ilişkindir.

A: Sanığın Vasisi ...'nın Temyiz İsteği Yönünden
Sanığın vasisi olduğunu beyan ederek 20.08.2021 tarihinde temyiz dilekçesi sunan ...'nın, dosyada mevcut mahkeme kararına göre 13.09.2018 tarihinde sanığın bihakkın tahliye olduğu gözetilerek vasilik görevinin sona erdiği bu nedenle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B: Katılan Vekili ile Sanığın Temyiz İstekleri Yönünden

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, Erbaa Sulh Ceza Mahkemesinin 19.09.2014 tarihli ve 2014/68 Değişik İş sayılı kararı gereğince ifa edilen önleyici kolluk devriyesi esnasında ... plaka sayılı yolcu otobüsü içerisinde yapılan arama sonucunda muavin olan sanık ...'ya ait toplam 880 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık ...'nın atılı suçu ikrar ettiği, bozma ilâmı üzerine ise yapılan ihtarata rağmen gümrüklenmiş değerin iki katı kadar olan tutarı Maliye Hâzinesi'ne ödemediği belirlenmiştir.

İddianamede suçta kullanılan nakil aracı ile ilgili müsadere talebinin bulunmaması ve mahkemece de bu konuda verilen herhangi bir karar bulunmaması karşısında, ortada nakilde kullanılan araca ilişkin incelenecek bir karar bulunmadığından katılan ... İdaresi vekilinin araç müsaderesine yönelik temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
Sanığın uhdesinde suç tarihinde ticari miktarda kaçak sigara ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;

1.Sanık hakkında kurulan hüküm, Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 30.09.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 23.02.2015 olduğu,
Sanık hakkında temyiz edilmeden kesinleşen Suşehri Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/333 Esas, 2022/182 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 30.10.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 19.01.2015 olduğu, anlaşılmakla;
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından, sanığa ait kesinleşen dosyanın getirtilip incelenerek ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşen cezanın mahsubunun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Sanığın tekerrüre esas alınan adlî sicil kaydının 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının "yirmiüçüncü" fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâmla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinin gerekmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Sanık hakkında hem hapis hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

4.İddianamede kaçak eşyanın müsaderesi talep edilmediği halde ek savunma hakkı verilmeden müsadere kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

5.Denetime imkan verecek şekilde aramaya dayanak teşkil eden Erbaa Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/68 Değişik İş sayılı arama kararının dosya arasına alınmadan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

A: Sanığın Vasisi ...'nın Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde belirtilen gerekçe nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B: Katılan vekili ile Sanığın Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ile sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.04.2024 tarihinde karar verildi.