SAYISI: 2021/İHK-32759

SAYISI: K-2021/90733

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine,İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.05.2019 tarihinde davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan ... plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın çarpışmasıyla meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının yaralanarak malul kaldığını, kazanın oluşumunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu bulunduğunu, tazminat ödenmesi hususunda davalı ... şirketine başvuru yapıldığını ancak yasal süresi içerisinde cevap verilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 30.06.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 360.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından yapılan usulüne uygun bir başvuru bulunmadığını, davaya dayanak maluliyet raporunun mevcut yönetmeliğe aykırı düzenlendiğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 360.000,00 TL tazminatın 12.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davalı şirket tarafından eksik belge olarak talep edilen sağlık kurulu raporunun davacı tarafça sunulmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle maluliyet durumuna ilişkin Adli Tıp Kurumu'ndan yeni bir rapor alınması gerektiğini, tazminat hesaplamasında son 3 aylık vergilendirilmiş gelirine ait belgelerin esas alınması ve TRH 2010 Yaşam Tablosu ile % 1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, kusura ilişkin rapor alınmasını talep ettiklerini, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme veya gelir bağlama işleminin yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiğini,faiz başlangıç tarihi açısından ıslah edilen kısımdaki kabul edilen bölüm için ıslah tarihinin esas alınması ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyet kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının usulüne uygun başvuruda bulunduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eki cetvellere göre hazırlanmış olmasının yerinde olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemine göre yapılan zarar hesaplamasının Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, kaza tespit tutanağı ile kusura ilişkin aldırılan bilirkişi raporunun uyumlu olduğu gibi olayın farklı bir şekilde gerçekleştiği hususunda herhangi bir iddia ve kanıt da sunulmadığı, bilirkişi raporunda SGK tarafından bağlanan aylık veya ilk peşin sermaye değeri bilgisi görülmemiş olup hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminat tutarından mahsup edilecek bir tutar bulunmadığının tespit edilmiş olduğu, davacı lehine hükmedilen tam vekalet ücretinin isabetli bulunduğu, faiz başlangıç tarihinin ilgili mevzuata uygun olarak belirlendiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepleri ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır.

11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.

Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve Hakem Heyetince hükme esas alınan Şırnak Devlet Hastanesince tanzim edilen 30.07.2020 tarihli raporun hangi mevzuat hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılamadığı gibi davaya konu trafik kazası ile maluliyet arasında illiyet bağı açık ve anlaşılır şekilde kurulmamıştır. 08.05.2019 kaza tarihi itibari ile Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) ve bizzat muayene edilerek davaya konu trafik kazası ile davacının varsa maluliyeti arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, mevcut ise oluşan maluliyet oranı ile davacının daha önce göz rahatsızlığı bulunup bulunmadığı ve kazanın gözdeki görme kaybına etkisini de belirtilecek şekilde kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmak ve davacının şikayetleri dikkate alınarak uzman doktor heyet teşkili sağlanmak suretiyle Adli Tıp Kurumu'ndan ya da üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17/2 nci maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla (nispi tam) vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.