Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Gerekçeli karar başlığında, 15.11.2012 - 18.11.2012 ve 19.11.2012 olan suç tarihlerinin, 19.10.2012 olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

1-Sanık hakkında müşteki...’e yönelik 15.11.2012 tarihli, müştekiler .... ve ....’a yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Müştekiler... ve ...'a yönelik hırsızlık eylemleri ile ilgili olarak 18.11.2012 günü yapılan istihbari çalışma ve araştırmalar sonucunda emniyet görevlilerince tanınan sanık ve temyiz dışı sanık ...’in il merkezinde bulunan müştekiler..., ... ve ...’un sorumlu müdürü oldukları ....... ve .... marketten farklı zamanlarda hırsızlık yaptıklarının tespit edilmesi üzerine çaldıkları malzemeleri sattıkları ....marketin sahibi ... ile görüşüldüğünde suça konu malzemeleri sanık ve temyiz dışı sanık ...’in kendisine getirdiğini, çalıntı olduğunu bilmediğini, daha sonra şüphelenmesi üzerine araştırdığında müştekilere ait marketlerden çalındığını anladığını belirterek kolluk görevlilerine kendi rızasıyla eşyaları teslim ettiği, ertesi gün ...’ın işyerine gelen sanık ve temyiz dışı sanık ...’in yakalandığı, sanığın samimi itirafta bulunduğu ve suça konu eşyaları çaldıkları yerleri gösterdiği olaylarda 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesi kapsamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş rızai bir iade veya tazmin bulunmadığı anlaşılmakla hırsızlık suçundan dolayı etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, müşteki...’in sorumlu müdür olduğu il merkezinde faklı adreslerde bulunan Bim marketlerden gerçekleştirilen hırsızlık eylemlerinde aynı Kanun’un 43.maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin yasal unsurları itibariyle uygulanma koşulları oluşmadığından mahkemenin iki ayrı suç nedeniyle sanığın cezalandırılmasına ilişkin kabul ve değerlendirmesinde isabetsizlik görülmemiş ve müşteki ...’ın sorumlusu olduğu Halkmar marketten 19.11.2012 günü 11 adet şampuan ve 3 adet bal çalındığı, iddianamede bir kez suça konu işyerine girilmek suretiyle hırsızlık eyleminin gerçekleştirildiğinden bahisle açılan davada dosya kapsamına göre suça konu işyerine birden fazla kez girilmek suretiyle hırsızlık yapıldığına dair delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, aynı Kanun’un 43. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA,

2-Sanık hakkında müşteki...’e yönelik 18.11.2012 tarihli hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Somut olayda; sanığın müştekinin sorumlu müdürü olduğu ....marketten toplam değeri 79 TL olan 5 adet kaşar peyniri ile 2 adet sucuğu çaldığı olayda, TCK'nın 145. maddesinin uygulanıp uygulanmaması hususunun tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 21/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.