Kısmen kabul

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...... A.Ş. ile Toprak Bank A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı ...'in bu sözleşmede müşterek borçlu-müteslesil kefil sıfatıyla yer aldığını, kredi alacağının temlik sözleşmesi ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF), TMSF' den de müvekkiline devir ve temlik edildiğini, kullandırılan kredilerin ödenmesi ve tasfiyesi amacıyla davacı ile davalı şirket arasında protokol düzenlendiğini, bu protokol ve eki ibraname gereğince vekalet ücretinin borçlu tarafından ödeneceğinin hüküm altına alındığını, ancak İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/374 E., 2013/511 K. sayılı dosyasında ...'ın avukatı Birol Yanık tarafından müvekkili ve davalı ... aleyhine vekalet ücretinin tahsili amacıyla dava açıldığını, bu davada protokol hükümlerine aykırı olarak 168.500,00 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, kararın avukat Birol Yanık tarafından ilamlı icraya konu edilmesi nedeniyle müvekkilinin icra dosyasına toplamda 301.539,80 TL ödeyerek dosyanın infaz edildiğini, müvekkilinin icra dosyasına ödediği bu bedelin davalılardan tahsili için icra takibi başlatıığını fakat davalıların takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptalini, takibin devamını ve davalıların %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasını talep etmiştir.

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; icra takibinin 14.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/374 E., 2013/511 K. sayılı kararına uygun yapılmadığını, kararda müteselsil sorumluluğa karar verildiğini, dolayısıyla karar gereği müvekkilinin sorumluluğunun 1/2 oranında olduğunu, davacının ödediği faizin yüksek olduğunu, takip haksız ve kötü niyetli olduğundan kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

2. Davalı ... Karadeniz Çimento Kireç ve Ürünleri San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; icra takibine dayanak Mahkeme kararının davalı ... ile avukatı arasındaki ihtilafa ilişkin olduğunu, müvekkilini ilgilendirmeyeceğini ve bu nedenle husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

1.İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/473 E., 2016/847 K. ve 08.12.2016 tarihli kararıyla, davanın ticari dava niteliğinde olmadığı, İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, kararın istinaf edilmeden kesinleşmesi üzerine dosya görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... ile dava dışı 3 üncü kişi Birol Yanık arasında vekalet ilişkisinden kaynaklanan avukatlık ücreti alacağının tahsili talebiyle İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/374 E. sayılı dosyasında açılan davada vekalet ücretinin ... ile ... Varlık A.Ş.'den müşterek ve müteselsil sorumlu olmak üzere tahsiline karar verildiği, hükmedilen vekalet ücreti alacağı için başlatılan icra takip borcunun ... Varlık A.Ş. nin ödenmiş olduğu, ... Varlık A.Ş. ile ...'ın müşterek ve müteselsil sorumlu oldukları gözetildiğinde davalı ...'in 1/2 oranında sorumlu olduğuna yönelik itiraz ve savunmalarına itibar edilmediği, diğer davalı ......A.Ş. nin de ... Varlık A.Ş. ile yapmış olduğu 02.06.2008 tarihli protokol uyarınca sorumlu olduğu, bu nedenle davalı şirketin husumete dair itirazının kabul edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların icra dosyasına yapmış oldukları itirazların kısmen iptaline, takibin toplam 321.802,71 TL alacak üzerinden devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın likit ve muayyen olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmemesinin hatalı olduğunu, ayrıca bilirkişi raporunda 5.317,90 TL’nin icra dairesince müvekkiline iade edildiğinden bahsedildiğini, ancak müvekkil şirket kayıtlarında bu rakama rastlanılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu icra takibinin İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararına uygun olmadığını, zira mahkeme kararının müştereken ve müteselsilen tahsiline ilişkin olup bu meblağın ½ 'si için rücuen takip yapılması gerektiği halde tamamı için takip yapıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

3. Davalı ... Karadeniz Çimento Kireç ve Ürünleri San. Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibin ve davanın konusunun diğer davalı ... ile vekili avukat Birol Yanık’ın vekalet ilişkisinden kaynaklanan karşı taraf davacı arasındaki avukatlık ücret davası olduğunu, müvekkili şirketin anılan davada taraf olmadığından herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirket açısından davanın reddi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı ...'ın, Toprakbank A.Ş.’den genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan ve ödenmeyen kredi borcunun tespiti ve kabulü, ödenmesi, teminatlar, temerrüt, açılmış dava ve takipler, yapılan masraflara ilişkin olmak üzere kredinin tasfiyesi ve ödenmesi koşullarını müzakere edip karara bağlayarak birbirlerini ibra ettikleri, sözleşmenin 7. maddesi ile karşılıklı olarak açılmış olan dava takiplerden feragat etmeyi/vazgeçmeyi taraflarının yükümlülüklerinin ele alındığı, sözleşmenin 8. maddesinde ve ibranamenin 3. satırında kredi borçlusu (...) lehine doğmuş ve doğacak vekalet ücreti bakımından kredi borçlusuna sorumluluk bağlanarak ibra koşullarının belirlendiği, İstanbul 14.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/374 E.sayılı dosyasında ... vekili avukat ...'ın sulh nedeniyle daha önceden takip ettiği dava dosyası nedeniyle hem akdi hem de hasma yükletilen karşı yan vekalet ücretini talep ettiği ve mahkemece de her iki alacak kalemi yönünden hüküm kurulduğu, ...'ın kendi avukatı Birol Yanık ile olan vekillik ilişkisi nedeniyle İstanbul 14.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/374 E. sayılı dosyasında Avukat Birol Yanık lehine hükmedilen akdi vekalet ücreti bakımından davalı ...'ın sorumlu tutulmasının Avukatlık Kanunu'nun 164 üncü madde düzenlemesi de gözetildiğinde hukuken mümkün bulunmadığı, yine protokol ve ibra hükümleri kapsamında değerlendirme yapıldığında bu dava dosyasında hükmedilen (İstanbul 14.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/374 E.) karşı yan vekalet ücreti bakımından da davalı şirketin sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığı, Protokolün 7. maddesinde tarafların birbirlerinden vekalet ücreti istemeyeceklerine ilişkin hüküm bulunmakla birlikte 8. madde ve ibraname şartları ele alındığında davalı ... lehine doğacak vekalet ücreti yönünden davacı ... Varlık A.Ş. nin ibra edildiğinin belirtildiği, somut olaya ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, bu durumda mahkemece davalı ... bakımından davanın reddi gerekirken yazılı şekilde yanlış değerlendirme ile kabul hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, her ne kadar mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiş ise de, davalı ... nispi istinaf harcını tamamlamadığından istinaf isteminin İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar ile reddedildiği, bu ek karar davalı ... tarafından istinaf edilmediğinden, daire incelemesinin sadece diğer tarafların istinaf itirazlarına hasredildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, diğer davalı ... Karadeniz Çimento Kireç ve Ürünleri San.ve Tic.A.Ş.'nin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı ...'ın İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün 2016/10141 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin toplam 321.802,71 TL alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faiz üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalı ... Karadeniz Çimento Kireç Ve Ürünleri San.ve Tic. A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 5.317,90 TL'lik bedel iadesinden dolayı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de şirket kayıtlarında böyle bir iadenin gözükmediğini, davalı şirket hakkındaki davanın reddinin hatalı olduğunu, asıl borçlu sıfatıyla davalı şirketin borçtan sorumlu olduğunu, davanın bu davalı yönünden husumetten reddine karar verilmiş olmasına rağmen Mahkemece nispi vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek kararın bu yönlerden bozulmasını istemiştir.

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.