Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılmasına karar verilen taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı idare ile davalılar ... ve ... vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş, davalı ... vekilince de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunulmuş olmakla, duruşma için belirlenen 04.12.2012 günü temyiz eden davalı ... vekilinin yüzlerine karşı; usulüne göre çağrı kadğıdı gönderilmesi rağmen gelmediklerinden temyiz eden davacı idare ve davalı ... vekilleri ile aleyhine temyiz olunan diğer davalının yokluklarında duruşmaya başlanarak davalı ... vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.

Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davacı idare ile davalılar ... ve ... vekillerince temyiz edilmiştir.
Alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;

1-Dairemizce, demiryolu hat ekseninden itibaren 50 metrelik kesimin demiryolu güvenlik koridoru kabul edilerek, bu koridor dahilinde sabit yapılaşmaya müsaade edilmemesi yönündeki Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü'nün yazısı esas alınarak, bu yönde hesaplama yapılması için karar bozulmuştur.

Dosya kapsamı ve ... Belediye Başkanlığı İmar ve Şehir Planlama Müdürlüğü'nün 9 Şubat 2007 tarihli yazısında, dava konusu taşınmazı da kapsayan parsellerin 35 metrelik kısmında (hat ekseninin sağı ve solunda 35'er metre kamulaştırma sınırı olduğundan 50-15=35 metre olarak kabul edileceğinden) yapı izni verilmesinin mümkün olmadığına ilişkin yazısı da dikkate alınarak, dava konusu taşınmazın kamulaştırma sınırından itibaren sağı ve solundan 35'er metrenin yüzölçümü hesaplanıp, bu bölümün bedelinin tespiti gerektiğinden ve fen bilirkişisi tarafından düzenlenen ölçekli krokideki yüzölçümlerinin miktarı, mevcut duruma uygun düşmediğinden, fen elemanı eşliğinde yeniden keşif yapılarak, yukarıda sözü edilen bölümlerin yüzölçümleri ayrı ayrı belirlendikten sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,

2-Kabule göre de;

Bozma öncesi verilen kararı temyiz etmeyen davalılar yönünden tespit edilen kamulaştırma bedeli davacı idare lehine kazanılmış hak oluşturacağından, bu davalar yönünden bozma öncesi belirlenen bedele göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare ile davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz edenlerden peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, temyiz eden davalı ... yararına yürürlükte bununan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 900,00 TL vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 04.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.