Davacıların davasının reddi, müdahil ... mirasçılarının davasının kabulü

Taraflar arasındaki aktarılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacıların davasının reddine, müdahil ... mirasçılarının davasının kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

İlk Derece Mahkemesince verilen önceki karar, Yargıtay tarafından kısmen onanmış kısmen bozulmuş olup hükmüne uyulan onama/bozma ilamında özetle; "uzman bilirkişi raporuna göre, çekişmeli 355,362,365,369 nolu parsellerin orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığında göre, Orman Yönetiminin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile aleyhine olan hükmün onanmasına; davalı Hazinenin 362,365,369 ... parsellere yönelik temyiz itirazları yönünden, dava konusu 362,365 ve 369 ... parselin tarım arazisi olduğu, revizyon gören davacıların dayandığı tapu kayıtları kapsamında kaldığı, kayıt miktar fazlasının zilyetlikle kazanılacak yerlerden olup, kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak tapulama sırasında çekişmeli parsellerin tespit tutanaklarında yüzölçümlerinin yazılı olmadığı ve fen memurunca daha sonra saptandığı halde, yüzölçümlerinin karar yerinde belirtilmemiş olması sebebiyle bahsi geçen taşınmazlar yönünden hükmün düzeltilerek onanmasına; davacı Hazine ile müdahil davacı ... ve arkadaşları vekili Av.... Önder Ergün'ün 1920 m2 yüzölçümlü 355 parsele yönelik temyiz itirazları yönünden ise, dava konusu 355 nolu parselin bitişikteki dava konusu 365 ve 369 parseller ile bir bütün halinde olduğu ve bu parsellerin Aralık 1958 tarih 63 nolu Doğusu: Cebeci oğlu ... Usta sınırı, Batısı: Özderesi, Kuzeyi: Sakcalı ... usta, Güneyi: Kolsuzoğlu Mehmet tarlası olan 2757 m2 yüzölçümlü tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilerek Mehmet mirasçıları Safinaz Kaptaşlı ve arkadaşları adına tesciline karar verilmiş ise de, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Müdahil davacılar ... ve arkadaşları 355 parselin önce 359 ve 360 parsellere uygulanan Nisan 1962 tarih 163 ... ve Mayıs 1965 tarih 66 nolu pay tapularına ve zilyetliğe dayanmışlarsa da daha sonra tapularının 359 ve 360 parsellere uygulandığı anlaşılınca bu kez zilyetliğe dayanmışlardır. Mahkemece yapılan keşif sırasında 355 parselin zilyedinin kim olduğu ayrıntıları ile yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmamış, sadece yerel bilirkişilerden Mehmet ... Altay 355 ... parselin ... ve miras bırakanı tarafından tasarruf edildiğini söylemiştir. 355 ... parsele sözü edilen tapu kaydından başka Hanife kuzluğu mevkiindeki 119 nolu vergi kaydı uygulandığı halde getirtilip uygulanmamış, 355 parsele kuzeyde komşu 384 parselin tutanak örneği getirtildiği halde dayanak ekim 1965 tarih 16 nolu tapu kaydı değişiklikleriyle getirtilip uygulanmamıştır. Davacı ... Kaptaşlı ve arkadaşlarının dayandığı Aralık 1958 tarih 63 nolu tapu kaydının miktarı 2757 m2 olduğu halde miktarından çok fazla yözölçümlü olan 6880 m2 yüzölçümlü 365 ve 915 m2 yüzölçümlü 369 nolu parsellere uygulanmıştır. Bu tapu kaydının kuzey sınırındaki Sakçalı ... Usta taşınmazının 354 ya da 356 parsel olduğu açıklanmıştır. 356 parselin belgesizden ... San adına ... oğlu ... San adına tespit gördüğü ve tutanak iktisabından bu parselin ... İsmail oğullarından Sakçalı ...'den geldiği yazılıdır. 354 parsel kayıtlarının 355 parsel yönünün kime ait yer olarak gösterildiği belirlenmemiştir.
O halde; 354 parsele uygulanan Ekim 1965 tarih 16 nolu tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileri ile birlikte yerel tapu idaresinden, geldi kayıtları arap harfli ise Tapu Kadastro Müdürlüğünden istenmelidir. Bundan sonra 355 parsel başında bir fen memuru ile olabildiğince yaşlı ve yansız yerel bilirkişiler aracılığı ile yapılacak keşifte 355 nolu parselin kime ait olduğu, kime kimden kaldığı, kimler tarafından ne zamandan beri nasıl zilyet edildiği, zilyetliğin ekonomik amacına uygun olup olmadığı yerel bilirkişilerden ve taraf tanıklarından ayrıntıları ile ve maddi olaylara dayalı olarak sorulmalı, 354 parsele uygulanan Ekim 1965 tarih 16 nolu tapu kaydı ile aynı parsele uygulanan 116 nolu vergi kaydı keza 365 ve 369 parsellere uygulanan 119 nolu vergi kaydı yerine uygulanıp sınırları belirlenmeli, 354 parsele uygulanan tapu ve vergi kaydının 355 parselin kime ait yer olduğunu gösterdiği saptanarak bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, keza komşu ve yakın komşu 364 ve 366 parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları yerine uygulanmalı, yapılan tapu ve vergi kaydı uygulamaları fen bilirkişi tarafından düzenlenecek birleşik kroki yansıtılmalı, 355 parselin malik hanesi açık olduğu kabul edilerek 3402 ... Yasanın 30/2. maddesi gereğince resen lüzum görülen diğer delillerde toplanarak 355 parselin gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda;"davacıların dayanmış oldukları tapu kayıtlarının 355 parseli kapsadığı tespit edilemediğinden davalarının reddine, davacılar bu davada her ne kadar Maliye Hazinesini hasım göstermişlerse de kadastro tespitine itiraz davasında davanın tespit maliklerine karşı açılması gerektiğinden ve Hazinenin bu taşınmaz yönünden tespit maliki olmadığından adına açılan dava pasif husumet yokluğundan reddine; Orman İdaresinin asli müdahilliği yönünden bozma ilamı öncesinde davası red edilmiş olup, Orman İdaresinin temyiz sebepleri yönünden Yargıtay 20. HD. 2010/7161 Esas, 2010/10201 Karar ... ilamı ile reddine karar verildiğinden Orman İdaresinin davasının reddine; ... mirasçıları dışındaki diğer asli müdahillerin davası yönünden de toplanan kayıtlar, yerel bilirkişi ve taraf tanıkları ve bilirkişi raporları ile davaları ispat edilmediğinden ve taşınmaz üzerinde herhangi bir zilyetlikleri tespit edilemediğinden davalarını reddine; ... mirasçılarının talebi yönünden, yapılan keşiflerde alınan beyanlardan taşınmazın ... tarafından zilyet edinildiği kendisinden de mirasçılarına intikal ettiği ve alınan raporlarda taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu gerekçesiyle davalarının kabulü ile ... İli Kdz. Ereğli İlçesi Kestaneci Köyünde bulunan eski 355 parselin tapulama tutanağındaki tespitin iptali ile taşınmazın Uzunmehmet Mahallesi 1216 ada 1 parsel ... taşınmaz adı altında tamamı 7 pay olarak kabul edilerek; eşit paylarla ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş olup; hüküm, müdahil Orman İdaresi ve davacı ... ve arkadaşları vekili ... tarafından temyiz edilmiştir.

1.Müdahil Orman İdaresinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince uzman bilirkişi raporuna göre, çekişmeli 355,362,365,369 nolu parsellerin orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığından Orman İdaresinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile aleyhine olan hükmün onanmasına karar verildiği ve hükmün bahsi geçen İdare tarafından kesinleştiği anlaşılmış olup, temyiz dilekçesinin bu nedenle reddine karar verilmiştir.

2. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;

a. Davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına ve dava konusu taşınmazın davacıların tapusu kapsamında kalmadığı ve davacıların zilyetliği de bulunmadığı anlaşılmasına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler hükmün bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

b. Tapulama sırasında çekişmeli parselin tespit tutanağında yüzölçümünün yazılı olmadığı halde, yüzölçümünün karar yerinde belirtilmemiş olması isabetsiz olup, bu hususu kararın bozulmasını gerektirmektedir.

Ne var ki bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 ... Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE; (2-a) nolu bentte açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2-b) nolu bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) nolu bendinde yer alan "1216 ada 1 parsel ..." ifadesinden sonra "1.902,35 m2 yüzölçümlü" ifadesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

30.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.