Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili ve davalı ... İdaresi temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında, .... Mahallesi 106 ada 1 parsel ... 593.016,59 m² yüzölçümündeki taşınmazın tapuda 12.08.2009 tarihli ve 1519 yevmiye nolu işlemle meşelik cinsiyle Saadettin Çimenoğlu ve ortakları adlarına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu, 29.07.2011 tarihli orman kadastro tutanağına göre Büyükbozseki Ormanı içinde kaldığı, halen orman niteliğini koruduğu, 30.05.1934 tarihli sınırlandırma paftasında 6 ada 2 ... parsele tekabül ettiği belirtilerek ....Devlet Ormanı niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ...; çekişmeli taşınmazın tapuda 6 ada 2 parsel numarasıyla adına kayıtlı bulunduğunu, orman sayılmayan yerlerden olduğunu ileri sürerek, tespitin iptali adına tescili istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, 106 ada 1 ... parselin kadastro tespit tutanağının iptaline, buna göre paftalarda gerekli düzeltmelerin Kadastro Müdürlüğü ve Orman İdaresi tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
Hükmün davalı ... İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.03.2017 tarihli ve 2015/13383 Esas, 2017/2467 Karar ... kararıyla "Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava; 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca mükerrer olarak yapıldığı iddia edilen kadastro tespitinin iptali ve orman kadastrosuna itiraza ilişkindir. 3402 ... Kanun'un 22/1 maddesinde “Evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastrosu ya da tapulaması yapılmış yerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci bir kadastroya tabi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenleme ve uygulamada benimsenen ilke gereğince kadastro tespit tutanağı önce tanzim edilen sicil kaydının yasal açıdan korunacağı tartışmasızdır. Orman kadastrosu ve genel arazi kadastrosu işlemleri, tâbi oldukları kanun, hukukî konuları ve doğurdukları sonuç itibariyle birbirinden farklı olduğundan, genel kadastrodan sonra yapılan orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B uygulaması da 3402 ... Kanun'un 22/1. maddesi anlamında 2. kadastro olarak kabul edilemez. 2011 yılında yapılan orman kadastrosu, 1934 yılında yapılan arazi kadastrosuna karşı ikinci (mükerrer) kadastro olmadığından, iddialar ve savunma çerçevesinde tüm deliller toplanmalı, 6 ada 2 parsel ... taşınmazın; 106 ada 1 parsel ... taşınmazla mükerrer olan bölümleri belirlenmeli, orman tahdit haritası, çalışmaları tutanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı uygulanmak suretiyle yöntemine uygun şekilde orman araştırması yapılmalı, sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda;
Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, fen bilirkişisi tarafından tanzim edilen 06.08.2019 hakim havale tarihli ek raporunda 106 ada 1 nolu orman parseli içinde kalan, dava konusu Bozkır ilçesi Sarıoğlan Mahallesi 6 ada 2 parsel ... taşınmazın 106 ada 1 ... taşınmazla mükerrer olan kısımlarından, (A1) harfi ile gösterilen 20.923.07 m2'lik alanın (A2) harfi ile gösterilen 67.624.58 m2'lik alanın (A3) harfi ile gösterilen 31.126.77 m2'lik alanın kadastro tespitinin iptali ile buna göre paftalarda gerekli düzeltmelerin Kadastro Müdürlüğü ve Orman İdaresi tarafından yapılmasına, fen bilirkişisi tarafından tanzim edilen 06.08.2019 hakim havale tarihli ek raporunda 106 ada 1 nolu orman parseli içinde kalan, dava konusu Bozkır ilçesi Sarıoğlan Mahallesi 6 ada 2 parsel ... taşınmazın 106 ada 1 ... taşınmazla mükerrer olan kısımlarından, (A4) harfi ile gösterilen 121.256.57 m2'lik alana ve (A5) harfi ile gösterilen 311.771.82 m2'lik alana karşı açılan davanın reddi ile tespit gibi orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline, dava konusu edilen 106 ada 1 parselin 6 ada 2 parsel ile mükerrer olmayan kısımlarından 03.07.2019 hakim havale tarihli fen bilirkişisinin raporunda (B) harfi ile gösterilen 3.369.04 m2'lik, (C) harfi ile gösterilen 2.838.95 m2'lik, (D) harfi ile gösterilen 1.412.53 m2'lik, (E) harfi ile gösterilen 6.890.82 m2'lik, (F) harfi ile gösterilen 1.333.32 m2'lik, (G) harfi ile gösterilen 0491.12 m2'lik, (L) harfi ile gösterilen 18.386.71 m2'lik, (M) harfi ile gösterilen 4.165.63 m2'lik kısımların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı ... İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava konusu 106 ada1 parsel ... taşınmazın A4, A5, B, C, D, E, F, G, L ve M harfi ile gösterilen bölümlerine yönelik temyiz itirazları yönünden:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden dava konusu 106 ada1 parsel ... taşınmazın A4, A5, B, C, D, E, F, G, L ve M harfi ile gösterilen bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün mezkur taşınmaz bölümleri yönünden onanmıştır.

2-Dava konusu 106 ada 1 parsel ... taşınmazın A1, A2 ve A3 harfi ile göstrerilen bölümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince,

Dava dosyasının incelenmesinde, 26.05.1934 tarihinde yapılan çalışma sonucunda davacının da maliki bulunduğu 6 ada 2 parsel ... taşınmazın tapuya tescil edildiği anlaşmış olup, 2613 ... Kanun'un yürürlük tarihinden önce yapılan söz konusu çalışma, neticesinin bağlandığı hukuki sonuçlar yönünden teknik olarak bir kadastro faaliyeti sayılmamaktadır. Hal böyle olunca 6 ada 2 parsel ... taşınmazın eldeki davaya konu 106 ada 1 parsel ... taşınmazdan önce kadastro sonucu oluştuğunun ve eldeki davaya konu çalışmanın mükerrer kadastro olduğunun kabulüne imkan bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda da davaya konu A1, A2 ve A3 harfi ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu ve 6 ada 2 parsel ... taşınmaza ait tapu kaydının kapsamında kaldığı belirlenmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Ancak temyize konu taşınmaz bölümleri hakkındaki kadastro tespiti iptal edildiği halde tescil hükmü kurulmaması hatalıdır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 ... Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Yukarıda "1" numaralı bentte açıklanan nedenlerle dava konusu 106 ada 1 parsel ... taşınmazın A4, A5, B, C, D, E, F, G, L ve M harfi ile gösterilen bölümleri yönünden hükmün ONANMASINA, yukarıda "2" numaralı bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının "1" numaralı bendinde yer alan "buna göre paftalarda gerekli düzeltmelerin Kadastro Müdürlüğü ve Orman İdaresi tarafından yapılmasına" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "tarla vasfıyla 2032/2300 hissesinin davacı ... adına, kalan 268/2300 hissesinin Hazine adına kayıt ve tesciline" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün dava konusu 106 ada 1 parsel ... taşınmazın A1, A2 ve A3 harfi ile gösterilen bölümleri yönünden DÜZELTİLEREK ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine, 30.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.