B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2014 tarihli ve 2012/212 Esas, 2014/50 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 50 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2014 tarihli ve 2012/212 Esas, 2014/50 Karar sayılı kararının sanık vasisi tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 14.12.2017 tarihli ve 2017/25570 Esas, 2017/27342 Karar sayılı kararı ile "sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Zonguldak 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2018 tarihli ve 2018/84 Esas, 2018/264 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 50 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık, hükmedilen 24 taksidin daha ekonomik hale getirilmesi istemi ile hükmü temyiz etmiştir.
1. Katılanın olay günü sanık ile birlikte sanığın kendi arazisi olduğu söylediği yerde demir kesmek üzere anlaştığı, olay yerine sanığı aracı ile takip ederek gittiği, sanığın kendisinden mazot parası olarak 200,00 TL aldıktan sonra olay yerinden ayrılmasından sonra, demir kestiği arazi sahiplerinin olay yerine gelmesi üzerine katılanın sanığa ulaşıp parasını istediği ve ancak parasının ödenmemesi üzerine şikâyetçi olduğu somut olayda, sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddia olunmuştur.
2. Sanık savunmasında; suça konu olay yerinin sahipsiz olduğunu düşünerek bir hurdacı ile anlaşıp demirleri belli bir miktar karşılığı satmayı düşündüğünü, hurdacı ile görüşmeye gittiğinde kendisine katılan ile gitmesini, kendisinin vaktinin olmadığını söylediğini, bunun üzerine katılan ile olay yerine gittiklerini, o demirleri yerinden çıkartmaya çalışırken kendi ödünç aldığ...plakalı araca mazot almak için katılandan 200,00 TL ödünç aldığını, mazot alıp döndüğünde suça konu demirlerin sahibinin gelmiş olduğunu, gelen kişi tanık ...ün tanıdığı biri olduğunu, demirlerin kendisinin olduğunu söylediğini bunun üzerine kendisi katılanı gönderdiğini, kendisi de o demirleri orada bıraktığını, ancak katılanı arayarak 13.01.2012 tarihinde aldığı 200,00 TL'yi geri verebileceğini söylediğini, onunda "tamam" dediğini ancak ödeyemediğini beyan etmiştir.
3. Tanık Turgay beyanında olay günü sanığın hurdasının alıp almayacağı yönündeki teklifini katılana yönlendirdiğini, katılanın kabulü üzerine iki araba gittiklerini, katılandan duyduğu kadarıyla sanığın başkalarını hurdasını katılana sattığını öğrendiğini, sanığı aradığında inkar ettiğini, telefonda sıkıştırınca bildiğin yere şikâyet et dediğini beyan etmiştir.
4. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine yapılan yargılamada, uzlaştırma işlemleri için dava dosyası uzlaştırma bürosuna tevdi edilmiş, taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin rapor düzenlendiği anlaşılmıştır.
5. Mahkemece, sanığın üzerine atlı suçu işlediği kabulü ile mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
1. Uzlaştırma nedeniyle duran süre dikkate alınarak zamanaşımının gerçekleşmediği belirlenerek yapılan incelemede; katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, katılan beyanı ile uyumlu tanık beyanları ve sanığın tevilli ikrarı ile üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrası ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 38 inci maddesindeki “Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır, ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, bu ücret ve giderler Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü uyarınca,20.02.2014 tarihli hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi ve sanık lehine bozulması nedeniyle, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Zonguldak 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2018 tarihli ve 2018/84 Esas, 2018/264 Karar sayılı kararında sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "Bozma kararı öncesi yapılan 29,00 TL yargılama gideri ile bozma kararı sonrası yapılan 114,00 TL uzlaştırmacı gideri olmak üzere toplam 143,00 TL'nin sanıktan tahsiline, bozma sonrası yapılan diğer yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.01.2024 tarihinde karar verildi.