Tapusuz Taşınmaz Tescili
Kısmen kabul kısmen red
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı 08.12.2011 havale tarihli dava dilekçesi ile Vezirköprü ilçesi, Susuz köyünde bulunan ve sınırlarını bildirdiği tapusuz taşınmazın Boyabat HES projesi kapsamında kalan yerlerden olduğunu, ancak 20 yıldır nizasız ve fasılasız olarak zilyetliğinde bulunduğunu belirterek adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu Samsun ili, Vezirköprü ilçesi, Susuz köyü, kuzeyi 314 ada orman parseli, güneyi 106 ada 14 parsel nolu taşınmaz, doğusu ve batısı tescil harici bırakılan, fen bilirkişisi Osman ...'ın ibraz etmiş olduğu 08.05.2013 tarihli rapor ve ekli krokisinde (A2) harfi ile gösterilen 1.619,92 m2 taşınmaza; davacının 20 yıldan uzun süredir nizasız ve fasılasız bir şekilde malik sıfatıyla zilyet olduğunun tespitine, taşınmazın baraj suyu altında kalarak tarla vasfını yitirmesi nedeniyle tapuya kayıt ve tescil yönünde hüküm kurulmasına yer olmadığına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hükmün davalılar Hazine, Orman idaresi ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk dairesinin 14.05.2018 tarihli 2016/14787-2018/3711 ... kararıyla "Samsun Büyükşehir Belediyesinin de davada taraf olacağı dikkate alındığında 6360 ... Kanunun geçici 1. maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince işlem yapılması, dava konusu taşınmazda davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması, DSİ Genel Müdürlüğünün de davada taraf olması gerektiği ve Medeni Kanunun 713. maddesi uyarınca açılan davanın mahiyeti gereği yapılan giderlerin davacı üzerinde bırakılması" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, dava konusu Samsun ili, Vezirköprü ilçesi, Susuz Köyü, Kuzeyi 314 ada orman parseli, Güneyi 106/14 ada ve parsel nolu taşınmaz, doğusu ve batısı tescil harici bırakılan, Fen Bilirkişisi İsmail Erbatur' un ibraz etmiş olduğu 19.08.2019 havale tarihli rapor ve ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1.619,92 m2 taşınmaza; davacının 20 yıldan uzun süredir nizasız ve fasılasız bir şekilde malik sıfatıyla zilyet olduğunun tespitine, taşınmazın baraj suyu altında kalarak tarla vasfını yitirmesi nedeniyle tapuya kayıt ve tescil yönünde hüküm kurulması ve davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında davalıların aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ise de, dava konusu taşınmazda 2011 tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı usulünce araştırılmamış, taşınmazın eski tarihli belgelerde kullanılıp kullanılmadığı denetlemeye elverişli şekilde bilirkişi raporuna aktarılmamış ve bu suretle eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmuştur.
O halde Mahkemece, yöreye ait 1991 yılından öncesine ait en az 2 farklı tarihte çekilmiş hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilen memleket haritası ile 1991 tarihi ile 2011 tarihi arasına ait tüm hava fotoğrafları ve memeletk haritaları ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, hava fotoğraflarında taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 ... Kanunun 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 3.7.2005 tarihli ve 5403 ... Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
1-Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine
2-Yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin harçların istek halinde iadesine,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
30.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.