Davanın usulden reddine, davanın esastan reddine

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmesi üzerine, duruşma istemi değerden reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

1987 yılında 766 ... Kanun'a göre yapılan kadastro sırasında Honaz ilçesi Akbaş Köyü 468 parsel ... 3.500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 123 nolu vergi kaydı uygulanarak tarla niteliği ile gerçek kişiler adına tespit ve tapuya tescil edilmiş, daha sonra davacı ... tarafından satın alınmıştır. 2013 yılında ise 3402 ... Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca çalışmalar yapılmış ve ilgili parsel 252 ada 4 nolu parsel numarası ve 3.236,09m2 yüzölçümüyle tapuya tescil edilmiştir.

Davacı tapu maliki ..., 2014 yılında orman kadastro komisyonu tarafından yapılan orman kadastrosu sırasında taşınmazın bir kısmının orman sınırları içerisine alındığını belirterek orman kadasrtosu işleminin iptali istemiyle dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine, bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfiyle gösterilen 1.957 m2'lik bölümün orman vasfı ile Hazine adına, geriye kalan 3.236,09 m2'lik bölümün ise tarla vasfı ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.09.2017 tarihli ve 2016/1195 Esas, 2017/7024 Karar ... kararıyla "çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1970 yılında yapıldığı anlaşılan ilk orman tahdidine ve eldeki davaya konu 2014 yılında yapılan orman kadastrosuna göre konumunun belirlenmesi, taşınmazın 1970 yılında yapılan orman tahdit sınırları içinde kaldığının anlaşılması halinde bu tahdide ilişkin hak düşürücü süreler geçtiği için 2014 yılında yapılan çalışmaların davacıya yeni bir dava hakkı vermeyeceğinin düşünülmesi, taşınmazın 1970 tahdidinin dışında kaldığı ve 2014 yılında yapılan çalışmalarla orman sınırları içine alındığının anlaşılması halinde ise taşınmazın ve öncesinin memleket haritası ve hava fotoğraflarından ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; orman kadastrosuna itiraz davalarında Kadastro Mahkemesi tarafından tescil hükmü kurulamayacağı dikkate alınmadan çekişmeli (A) harfli bölümün orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş olması ile (A) harfli bölüm harici taşınmazın geriye kalan bölümü hakkında açılmış bir dava olmadığından, dava konusu olmayan taşınmazın geriye kalan bölümü hakkında da mükerrer tapu kaydı oluşacak şekilde davacı adına tescil kararı verilmiş olmasının hatalı olduğu" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda "davacının Tarım ve Orman Bakanlığı aleyhine açtığı davanın husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine, taşınmazın A harfi ile gösterilen 1957 M2 lik kısmın 1970 tarihli Orman tahdidi ile Orman olarak belirlendiği tespit edildiğinden ve 16/11/1970 tarihinde askı ilana çıkarılarak 1 yıl sonra da ilandan indirildiği ve kesinleştiği göz önüne alınarak 1970 yılı orman tahdidine ilişkin zamanaşımı süresinin de dolduğu agerekçesiyle davacının ... aleyhine açmış olduğu davasının esastan reddine, ... ili Honaz İlçesi Akbaş Mahallesi 252 ada 4 parselin bilirkişiler İbrahim Kancı ve ... Yücel'in 26/05/2015 tarihli rapor ve krokisinde ve 16/10/2015 havale tarihli ek rapor ve krokisinde A harfi ile gösterilen 1957 M2 lik kısmı orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, kararın kesinleşmesi akabinde dosyanın tescil edilmek kül halinde Honaz Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine" karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir

2. İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın 1970 yılında ilan edilip kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları içine aldındığı ve davacı yönünden hak düşürücü sürenin geçtiği belirlenmesine rağmen hükümde davanın 6831 ... Kanun'un 11. maddesinde yer alan hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmemesi, orman kadastrosuna itiraz davalarında Kadastro Mahkemesince tescil kararı verilemeyeceği ve taşınmaz halen tapuda davalı adına kayıtlı olduğu halde A harfi ile gösterilen bölümünün orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi ve orman kadastrosuna itiraz davalarında dava dosyasının tapu müdürlüğüne gönderilmemesi gerekirken aksi şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 ... Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

1-Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2-Yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine "Davacının ... aleyhine açmış olduğu davasının 6831 ... Kanunun 11. maddesi uyarınca hak düşürücü süre nedeniyle reddine" ibaresinin yazılması, (3) ve (7) numaralı bentlerinin hüküm fıkrasından çıkarılması ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

30.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.