Davanın reddine
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davasının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
Yörede 2011 yılında 3402 ... Kanun'un Ek 4 üncü maddesi hükmüne göre yapılıp sonuçları 21.12.2011-19.01.2012 tarihleri arasında ilan edilen kullanım kadastrosu sırasında ... ili ... ilçesi....Mevkii 693 parsel ... 37070,13 m2 yüzölçümlü taşınmaz “Ağaçlık” vasfıyla beyanlar hanesinde “6831 ... Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına Orman sınırları dışına çıkartılmıştır” şerhiyle Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı köy tüzel kişiliği temsilcisi 05.01.2012 tarihli dava dilekçesinde özetle, dava konusu 693 parsel ... taşınmazın 31.12.1981 tarihinde 2/B parseli olarak sınırlandırılan, orman özelliğini yitiren yerlerden olduğunu, ancak Orman ve Köyişleri Genel Müdürlüğünün 13.11.1995 tarihli yazısında belirtildiği gibi 1995 senesinde Bakanlık oluru ile bu yerin Dalyasan Köyü adına 2924 ... Kanun'un 10 uncu maddesine göre orman sınırları dışına çıkarıldığını, hayvancılıkta kullanılmak üzere Dalyasan köyüne bedelsiz olarak tahsis edildiğini, ecdadlarından beri yayla olarak kullandıklarını, eski yayla evlerinin temellerinin bulunduğunu iddia ederek, çekişmeli taşınmazın köy tüzel kişiliğine verilmesini istemiştir.
Kadastro Mahkemesince, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın 3402 ... Kanun'un 16/B maddesi gereğince yaylak niteliğiyle sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına, tapu müdürlüğüne açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı Dalyasan Köy Tüzel Kişiliği ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.09.2018 tarihli ve 2018/2232 Esas, 2018/5916 Karar ... kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.09.2018 tarihli ve 2018/2232 Esas, 2018/5916 Karar ... bozma kararında özetle; "1994 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasında, 2/B madde kapsamında orman sınırları dışına çıkarılan alanda bulunan çekişmeli 693 parsel ... taşınmaz hakkında yörede 2011 yılında 3402 ... Kanun'un Ek 4 üncü maddesi uyarınca kullanım kadastrosu yapıldığı, davacı köy tüzel kişiliği anılan taşınmazın köy tüzel kişiliğine verilmesi talebiyle mülkiyet iddiasında bulunduğuna göre anılan uyuşmazlıkta genel görevli mahkemelerin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, aksi düşünceyle işin esasına girilerek 2/B kapsamında olan taşınmazın mera olarak özel siciline kaydına karar verilmesinin doğru olmadığına" değinilmiştir.
Kadastro Mahkemesince bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, davanın mahkememinin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, karar kesinleştiğinde süresi içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiş, görevsizlik kararının temyiz edilmeksizin kesinleşmesi ve yasal süre içerisinde başvuru üzerine dosya görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, dava konusu taşınmazın bulunduğu Dalyasan Mahallesinde yapılan orman kadastrosu ve 2/B çalışmasının 24.02.1994 tarihinde kesinleştiği, dava tarihi ile arada geçen süre dikkate alındığında kanun düzenlemesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre; dava, mülkiyet iddiasıyla kullanım kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 114,25 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 313,35 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.