...
MAĞDURE: ...
SUÇLAR: Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.05.2010 tarihli, 2009/343 Esas, 2010/140 Karar sayılı kararı ile, sanığın mağdureyi hile ile tarlaya götürüp ''ele veriyorsun bana da vereceksin'' diyerek mağdurenin kollarından tuttuğu, darp ederek basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, üst tarafındaki giysilerini çıkarmaya çalışıp göğüslerini sıktığı, mağdurenin direnmesi ile sanığın elinden kaçarak kurtulduğu, eylemin teşebbüs halinde kaldığı, ardından sanığın takip edip yakalama imkanı varken takip etmeyerek mağdureyi serbest bıraktığı eylemleri neticesinde nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'un (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasına, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, beşinci fıkrası, 110 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası verilmiş ve bu suçlar yönünden 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir.
2. Köyceğiz Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2015 tarihli ve 2014/215 Esas, 2015/162 Karar sayılı kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde 05.07.2013 tarihinde kasıtlı bir suç işlediği, kararın 16.03.2015 tarihinde kesinleştiği, kararın kesinleşmesi üzerine Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunmuş ve mahkeme 03.06.2015 tarihli ve 2015/143 Esas, 2015/212 Karar sayılı kararı hükmün açıklanmasına karar verilerek, nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasına, yine 109 uncu maddesinin ikinci fırkası, beşinci fıkrası, 110 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca da 10 ay hapis cezasına karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık Müdafinin Temyiz İsteği
Suçun unsurlarının oluşmadığına, mağdurenin şikayetinden vazgeçtiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
1. Mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın olay tarihinde sanığın mağdureye yönelik başladığı nitelikli cinsel saldırı suçunun icrai hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkanı bulunduğu halde onun aşılabilir mukavemeti dışında başka bir engel sebep olmaksızın kendiliğinden bırakılması karşısında o ana kadar fiziksel temas içeren eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkumiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüsten mahkumiyet karar verilmesinin hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Yine her ne kadar kararda sanığın, mağdureyi herhangi bir zarar vermeden takip etme imkanı olduğu halde takip etmeyip kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma eylemini kendiliğinden sonlandırdığından sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmış ise de etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurenin bir zarara uğramamış olmasının gerektiği, oysa somut olayda, sanığın mağdureye yönelik cinsel saldırı eylemi neticesinde mağdurenin alınan adli tıp raporu ile sabit olduğu üzere basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, bu nedenle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmasının koşulları oluşmadığı; ancak Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2015 tarihli ve 2015/143 Esas, 2015/212 Karar sayılı kararının sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkının saklı tutulması gerektiği anlaşıldığından mahkeme hükmü hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2015 tarihli ve 2015/143 Esas, 2015/212 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326/son maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2024 tarihinde karar verildi.