Esastan ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2016 tarihli ve 2015/208 Esas, 2016/314 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 07.02.2017 tarihli ve 2016/211 Esas, 2017/187 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafii ile sanık ...'ın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
A. Sanık ...'ın temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
4. 5271 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tanıkların mahkemedeki ifadelerinin hükme esas alınması gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. 5271 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tanık ...'in beyanının hükme esas alınmaması gerektiğine,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İstihbari bilgi üzerine gerçekleştirilen fiziki takip ile haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan ..., ... ve ...'nin kısa zaman aralıklarıyla sanıkların yanına giderek uyuşturucu madde temin ettiklerinin ve sanıkların sattıkları uyuşturucu maddeleri plakası belirtilen aracın altına koyduklarının gözlemlendiği, söz konusu aracın tekerleği yanındaki poşet içinde beyaz kağıda sarılı halde 14 paket MAM-2201 içeren madde ile 3 adet şeffaf poşet içinde esrar, sanık ...'ın üzerinden beyaz kağıda sarılı halde 2 paket, ...'ın üzerinden beyaz kağıda sarılı halde 3 paket MAM-2201 içeren madde ele geçirildiği anlaşılan olayda;
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; fiziki takip ile ...'in ...'a para verdiğinin, ...'ın parayı aldıktan sonra ...'ın yanına giderek etrafı gözetlediğinin, ...'ın ise plakası belirtilen aracın altından birşeyler alıp ...'e verdiğinin, ...'ın ...'a para verdiğinin, ...'ın cebinden çıkardığı beyaz bir paketi ...'a verdiğinin, bu sırada ...'ın sokağı gözetlediğinin, ...'nin ...'ın yanına geldiğinin, ...'ın ...'ye beyaz renkli bir şey verdiğinin gözlemlenmesi, sanıkların üzerlerinde ve aracın tekerleği yanındaki poşette uyuşturucu madde ele geçirilmesi, ..., ... ve ...'nin sanıklardan uyuşturucu madde aldıklarını beyan etmeleri dikkate alınarak sanıkların eylemlerinin ayrı ayrı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, aleyhe istinaf talebi bulunmadığı gözetilerek ..., ... ve ...'de ele geçirilen maddelere ilişkin uzmanlık raporlarının getirtilip sonucuna göre zincirleme suç hükümlerinin koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması gerektiğine ilişkin hükümlere yapılan eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, fiziki takip tutanağı içeriğine, sanıklar ile olay yerinde uyuşturucu maddelerin ele geçiriliş şekli ve miktarına göre suçun vasfına ve sübutuna ilişkin
takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ... müdafii ile sanık ...'ın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 07.02.2017 tarihli ve 2016/211 Esas, 2017/187 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ile sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2024 tarihinde karar verildi.