HÜKÜMLER: Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında
mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; kararın hukuka aykırı olması nedeniyle re’sen dikkate alınacak nedenlerle bozulması talebine ilişkindir.
Ambarlı Gümrük Müdürlüğünce işlem gören, gümrük işlemleri gümrük müşaviri olan sanık ... tarafından yapılan, sanık ...'in sahibi ve yetkilisi olduğu firma adına tescilli 30.04.2014 tarihli ve EX085803 sayılı ihracat beyannamesine konu eşyanın "kırmızı hat" kriterine sevk edilmesi ile denetimi neticesinde, beyannamenin 2. kaleminde 3901.20.90.00.19 GTİP'te beyan edilen "plastik hammadde" cinsi eşyanın, 13.05.2014 tarihli Gümrük Müdürlüğü Labaratuvar Analiz Raporuna
göre; "plastik atık" olduğunun tespiti ile, beyan edilen ve tespit edilen eşyanın cinsinin farklı olması nedeniyle Gümrük Müdürlüğünce Cumhuriyet başsavcılığına bildirimde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Beyan edilen ve tespit edilen eşyaların farklı GTİP'te olması, beyan edilen "plastik hammadde" cinsi eşyada KDV iadesi alınabildiği halde, tespit edilen "plastik atık" cinsi eşyada KDV iadesinin söz konusu olmadığı dosya kapsamında görülmektedir.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
Sanık ... alınan savunmasında, gümrük müşaviri olduğunu, dava konusu beyannameyi gönderici firma tarafından verilen belgelere istinaden düzenlediğini, kendisine sunulan faturada "plastik hammadde" yazdığı için beyannameyi bu şekilde düzenlediğini, olayla ilgisinin bulunmadığını ifade etmiştir.
Sanık ... alınan savunmasında, Point Plast Plastik Tekstil San ve Tic A.Ş. Firmasının yetkilisi ve sahibi olduğunu, hurda plastikleri geri dönüşüm sağlayarak yurtdışında ve yurtiçinde sattıklarını, depodan yükleme sırasında faturada yanlışlık yapıldığını, KDV iadesi almadığını ve suç kastının olmadığını ifade etmiştir.
Beyanname eki faturada da 2. kalemdeki eşyanın " plastik hammadde" olarak yazıldığı görülmüştür.
Dosyada yer alan bilirkişi raporuna göre, gümrük müşaviri olan sanık ...'ün firma tarafından verilen fatura ve belgelere uygun şekilde beyanname düzenlediği, kırmızı hat kriterinden işlem gören beyannamenin 2. kaleminde "plastik hammadde" cinsi olarak belirtilen eşya için KDV iadesi alınabilecekken, analiz sonucu tespit edilen "plastik atık" cinsi eşya için KDV iadesi alınamayacağı, firma yetkilisi sanık ...'in eşyanın plastik hurda olduğunu bilmesine rağmen faturanın farklı düzenlenmiş olmasından 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Kararı Yönünden
1. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; olayın oluş şekli, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın savunmasının aksine atılı suçu işlediği yönünde cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle kurulan beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan Gümrük İdaresi vekilinin aşağıda yer
alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
1. Suç tarihi 30.04.2014 olduğu halde gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 30.04.2015 olarak gösterilmesi,
2. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası "yirmiüçüncü" fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde gereğince suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağı hüküm altına alındığı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3. Gün para cezasının adlî para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olarak 5237 Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,
4. Sanık hakkında kısa süreli hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin gösterilmesi gerekirken, aynı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasının gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... hakkında kurulan beraat hükmü yönünden katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar bakımından herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.01.2024 tarihinde karar verildi.