Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15/10/2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait Ürdün'deki işyerinde muhasebe müdürü olarak çalışırken 13/10/2014'de işveren yetkililerince hesapların incelemeye tabi tutulup 119.000 USD civarında açık olduğunun tespit edildiğini, kendisinin açıktan sorumlu tutulduğunu, baskı ve zorlama ile 119.000 USD ve 200.000 USD bedelli senet imzalatıldığını ayrıca İzmir'de bulunan taşımazı üzerine ipotek tesis edildiğini, bu işlemlerin rızası dışında yaptırıldığını ve geçersiz olduğunu ileri sürerek senetler nedeniyle borcu olmadığının tespiti ile ipoteğin fekkine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, şirket kasasında tek sorumlu muhasebe ve finans müdürü olan davacının, güveni kötüye kullanarak şirket hesapları üzerinde muhasebe kayıtlarında değişiklikler yapmak ve şahsi menfaat sağlamak sureti ile şirketi ciddi maddi zarara uğrattığının tespit edildiğini, davacının, denetim sırasında yapılan tespitlerin tamamını kabul ettiğini, parayı güveni suistimal ederek hesabına geçirdiğini, Ürdün yasalarını iyi bildiğini Ürdün'de kendisi ile ilgili işlem yapılmaması halinde 3 ay içerisinde ödemek üzere senet verebileceğini, ayrıca İzmir'deki evini de ipotek ettirebileceğini şirket yetkililerine ilettiğini, bu nedenlerle davacıya baskı ve zorlama ile senet imzalatılmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davaya konu senetlerdeki imzanın kendisine ait olmadığı hususunun davacı tarafça iddia ve ispat edilmediği, baskı ve zorla senet imzalatma iddiası ile ilgili olarak davacının davalı-şirketi şikayet tarihinin 02/12/2014 tarihi olduğu, davalı-şirket tarafından davacı hakkında zimmet ile ilgili 13/10/2014 tarihinde tutanak tutulduğu, aynı gün davacı tarafından ikrar içerikli taahhütname ve ibraname imzalandığı, 14/10/2014 tarihinde ve ... Büyükelçiliğinde davacı tarafından ...'e geniş yetkiler ihtiva eden vekaletname verildiği, davacının delil olarak dayandığı soruşturma sonucunda, soyut iddia olduğundan bahisle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara (Büyükçekmece C.B.S. 2014/40365 sor.06/03/2015 tarihli) itiraz sonucunda (Bakırköy 4.Sulh Ceza Hakimliği 2015/2361 D.İş. -20/04/2015 tarihli) itirazın reddine karar verildiği, davacı iddiaları Büyükelçilikte vekalet vermesi, tarihler itibari ile baskı ve zor iddiasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, 6100 sayılı HMK.nın 29. maddesi, 4721 sayılı TMK.nın 2. maddesi hükümleri de nazara alınarak davacı taraf iddialarının mücerret olduğu, bu itibarla davacı iddiaları ıspatlanamadığından sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, gerekçesi ile davanın reddine, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Taraflar arasında, davaya konu senetlerin geçerli olup olmadığı hususunda uyuşmazlık vardır.
Dosyadaki bilgi, belge ve beyanlardan davacının davalıya ait Ürdün'deki işyerinde muhasebe müdürü olarak çalıştığı sırada şirket yetkililerince yapılan incelemede hesaplarda açık olduğunun tespit edidiği ve bu açık nedeniyle davacıdan iki adet senet alınıp davacıya ait taşımaza da ipotek konulduğunu anlaşılmaktadır.
Davacı, senetlerin irade fesadı altında alındığını iddia etmiş ise de bu iddiasını usulünce ispatlayamamıştır. Ancak işverence sunulan belgelere göre davacının da kabul ettiği hesaplardaki açık tutarı 119.000 USD olup davacı da bu bedeli karşılamak üzere bu miktar kadar senet düzenlemiştir. Yine davacının taşınmazına bu bedel üzerinden ipotek konulmuştur.
200.000 USD bedelli senetle ilgili olarak ise; işveren mevcut 119.000 USD lik zarar miktarı dışında çıkabilecek zarar nedeniyle bu senedin alındığını belirtmiştir. Dosyada mevcut 13/10/2014 tarihli ibra ve taahhüt belgesinden de bu durum anlaşılmaktadır.
Davalı taraf 119.000 USD dışında bir zarar olduğunu ortaya koymadığı gibi 200.000 USD bedelli senedin teminat amaçlı olarak alındığı açıktır. Bu teminat senedi geçersiz olduğundan Mahkemece davacının 200.000 USD bedelli senet açısından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 2.037.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.