"İçtihat Metni": Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/214 E,. 2015/220 K.

MAĞDURE: ...

Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR

1. Sanık hakkında, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında mağdureye karşı birden fazla kez cinsel davranışlarda bulunarak çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmasına yönelik açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında sarkıntılık sureti ile çocuğun cinsel istismar suçundan, 6545 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü

maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin gerçeğe ve hayatın olağan akışına aykırı olan ayrıca çelişkiler barındırır beyanlarına itibarla sanık yönünden mevcut lehe deliller de nazara alınmadan, delillerin hatalı değerlendirilmesi suretiyle mahkûmiyet kararı verilmesinin, diğer taraftan iddia konusu eylemler niteliği ve somut delillerin bulunmaması karşısında atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığının gözetilmemesinin kanuna ve hukuka aykırı olduğuna ve saire ilişkindir.

B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Sanığın eylemlerinin sarkıntılık düzeyinde kalmış sayılamayacağından zincirleme biçimde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve saire ilişkindir.

Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''16.09.2015 ile 18.09.2015 tarihleri arası" yerine "15.09.2015" tarihi olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2015/214 Esas, 2015/220 Karar sayılı kararında, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin ayrı ayrı reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.01.2024 tarihinde karar verildi.