...
KATILAN MAĞDURE: ...
SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sağlık için tehlikeli madde temin etme
HÜKÜMLER: Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında sağlık için tehlikeli madde temin etme suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
Katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurenin velayet hakkına sahip babası ...'ın, 03.03.2015 günlü duruşma ifadesinde sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sağlık için tehlikeli madde temin etme suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 194 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2015/3 Esas, 2015/114 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine; sağlık için tehlikeli madde temin etme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 194,62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten hükmolunan 5 ay hapis cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Sanığa isnat edilen çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının sanık tarafından işlendiği mağdure beyanı ve tanık beyanları ile sabit olduğundan usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
A. Sanık Hakkında Sağlık İçin Tehlikeli Madde Temin Etme Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Kayden 05.05.2004 doğumlu olup suç tarihinde on bir yaşı içerisinde bulunan mağdurenin velayet hakkına sahip babası ...'ın kovuşturma evresinde alınan 03.03.2015 tarihli ifadesinde sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi Mahkemece verilen katılma kararının da bu hakkı vermeyeceği anlaşıldığından vaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un sekizinci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
A. Sanık Hakkında Sağlık İçin Tehlikeli Madde Temin Etme Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin kanun yolu başvurusu itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine İADESİNE,
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince REDDİNE,
C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2015/3 Esas, 2015/114 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2024 tarihinde karar verildi.