Mahkûmiyet, eşya ve araç müsaderesi

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1.Sanık ...'ın temyiz istemi; beraat kararı verilmesi gerektiği sebebi ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık ...'ın temyiz istemi; eksik inceleme ile verilen hükmün hukuka aykırı olması ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Gıyabi kararın sanık ...'ın bildirdiği adrese tebliğe çıkartılıp iade gelmesi halinde MERNİS adresine tebliğe çıkartılması gerekirken, bildirdiği adresten farklı bir adrese tebliğe çıkartılıp iade gelmesi üzerine MERNİS adresine yapılan tebliğin usulüne uygun olmadığı,

açıklanan nedenle sanık ...'ın temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde, sanık ...'ın sürücüsü, ...'ın yanında bulunduğu araçta önleme araması kararı uyarınca yapılan aramada 16.000 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık ... araçta sigara olduğunu bilmediğini beyan ederek atılı suçu kabul etmemiştir.

Sanık ... atılı suçu kabul etmiştir.

Dosyada mevcut KEMT varakasına göre eşyanın gümrüklenmiş değerinin fahiş olduğu anlaşılmıştır.

Müsaderesine karar verilen nakil aracının sanık ... adına tescilli, 2000 model Renault Kangoo panelvan kamyonet olduğu, dosyada mevcut bilirkişi raporuna dava konusu kaçak sigaraların aracın taşıma yükü kapasitesine göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu tespit edilmiştir.

Sanıklardan ticari miktarda kaçak sigara ele geçirilmesi ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;

10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, yönüyle kurulan hükümde isabetsizlik görülmüştür.

2.Eşyanın gümrüklenmiş değerinin fahiş olduğunun anlaşılması karşısında, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini,

3.Dava konusu kaçak sigaraların tamamının müsaderesi yerine yalnızca numune olarak alınanların müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, temyiz edenlerin sıfatına göre sanıkların cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 25.01.2024 tarihinde karar verildi.