1-Mahkemece eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ile ilgili yapılan icra takibine itirazın iptâli istemi sonucunda, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde yapılan iş itibariyle ikinci fatura bedelinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2-Mahkeme kararına karşı, taraf vekillerince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin (Yargıtay kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 20.01.2021 tarihli ve 2020/1327 E. ve 2021/116 K. sayılı ilamıyla, davacının gerçekleştirdiği sözleşmesiz iş ve imalâtların nelerden ibaret olduğu, davacının gerçekleştirdiği bu iş ve imalâtların veya bir kısmının davalı iş sahibinin yararına olup olmadığı yapılan imalâtların tamamı veya bir kısmının davalı iş sahibi yararına olması halinde yararına olan imalâtların işin teslim edildiği 2012 yılı mahalli piyasa rayiçleri ile bedeli konusunda, mahalli piyasa rayiçleri içerisinde yüklenici kârı ve KDV de bulunduğundan bunlar ayrıca eklenmeksizin gerekçeli ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, kanıtlanan ödemeler mahsup edilip hüküm verilmesi gerektiği belirtilerek, karar taraflar yararına bozulmuştur.
3. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, alınan rapor kapsamında, sistemde eksik ve ayıplı bir imalatın bulunmadığı, yapılan iş ve imalâtların davalı iş sahibinin yararına olduğu, işin teslim edildiği 2012 yılı mahalli piyasa rayiçlerine uygun olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline takibin 104.359,20 TL üzerinden takip talebindeki diğer koşullarla devamına karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış keza; ikinci bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporu ile yapılan işin teklif şartlarına uygun yapıldığı ve faturaların serbest piyasa rayicine uygun olduğunun belirlenmiş olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkeme kararına ilişkin davalı vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.04.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.