SAYISI: 2022/İHK-19063

SAYISI: K-2022/47282

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine,İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.05.2019 tarihinde davacının sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı motosiklet ile plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen kamyonetin çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan müvekilinin maluliyetinin oluştuğunu, işbu başvuru öncesi davalı tarafından müvekkiline 51.113,00 TL ödeme yapıldığını ancak ödemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli maluliyet tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla talebini 92.217,19 TL 'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kuruma yapılan başvuru sonrası açılan hasar dosyası altında hazırlanan aktüeryal rapor sonucuna göre TRH 2010 Yaşam Tablosuna, %1,8 teknik faiz ile plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın %100 kusur oranına istinaden 15.12.2020 tarihinde davacıya 51.113,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan ödeme, poliçe tanzim tarihi itibariyle Genel Şartlar'a uygun olarak hesaplandığından bakiye tazminat söz konusu olmadığını, davacı vekilinin başvuruda bulunurken kanunen sunması gerekli belgeleri eksiksiz olarak sunmadığından davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, kusur durumunun tespitini talep ettiklerini, davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun mevzuda uygun olmadığını, geçici iş göremezlik talebinin teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 84.133,59 TL bakiye sürekli iş göremezlik ve 8.083,60 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 92.217,19 TL'nin 12.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; ek karar ile temerrüt tarihi 12.01.2021 olarak tashih edilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; progresif rant üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olup hesaplamada %1,65 teknik faizin esas alınması gerektiğini, davacının kaza esnasında koruyucu ekipmanının (dizlik) takılı olmadığının kaza sonrası vücudunda oluşan arazlardan anlaşılmakta olup bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ödeme tarihindeki verilere göre % 6 maluliyet oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve teknik faiz esas alınarak hesaplama sonucunda müterafik kusur indirimi yapılması durumunda tespit edilecek tazminat tutarı ile davacıya hasar aşamasında ödenen tazminat arasında açık nispetsizlik bulunmadığı görüleceğinden davanın reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı kalması ve davacının kaza tarihinde çalıştığına yönelik herhangi bir belge sunulmaması nedeniyle müvekili aleyhine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceğini, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının yapıldıysa tutarını bildiren resmi yazının dosyaya sunulması gerektiğini, davacının SGK hizmet dökümü temin edilerek kaza sonrasında kesintisiz olarak maaş almaya devam ettiğinin belirlenmesi halinde geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı söz konusu olduğunda davacıya ödenen tazminattan herhangi bir gelir vergisi kesintisi söz konusu olmadığından asgari geçim indirimi (AGİ) hariç ücretin hesaplamaya esas alınması gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı tespit edildiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, başvuranın faiz isteme hakkı doğmadığını, aksi halde dahi faizin ancak başvuru tarihinden itibaren yürütülmesi gerektiğini,davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine (AAÜT) göre hesaplanacak ücretin 1/5'i oranında olması gerekirken tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan ödemenin ödeme tarihi itibariyle yetersiz olduğunun belirlendiği, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin ''Sürücülerin ve Yolcuların Koruyucu Tertibat Kullanma Mecburiyeti'' başlıklı 150 nci maddesinde dizliğin koruyucu tertibatlar içerisinde sayılmadığı, dava konusu uyuşmazlığın iş kazası olmadığı, geçici iş göremezlik tazminatının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) teminat kapsamında bulunduğu, tazminat hesaplamasının Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak yapıldığı, vekalet ücretinin ise, maktu ücretin altında kalmamak üzere tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğinden anılan yöne ilişkin itirazın kabulü gerektiği gerekçesiyle Uyuşmazlık Hakemi tarafından verilen 24.03.2022 K-2022/47282 sayılı karara karşı vekalet ücretine ilişkin itirazın kabulüne, diğer itirazların reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının davacı lehine vekalet ücretine ilişkin 5.3 kısmının ''Başvuru sahibi kendisini vekille temsil etmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve AAÜT gereği hesap edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ndan tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine'' şeklinde değiştirilmesine, diğer hükümlerinin aynen icrasına karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerden vekalet ücreti hususu hariç olmak üzere aynı nedenlerle, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç ile davacının sürücüsü olduğu motosikletin çarpışması sonucu yaralanıp malul kalan davacının geçici iş göremezlik ve bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

İtiraz Hakem Heyetinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,

17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.