Mahkûmiyet, suç eşyasının müsaderesi

Suça sürüklenen çocuk hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 7242 sayılı Kanun kapsamında iade yazısı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, somut delil bulunmadığına, suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Suça sürüklenen çocuk hakkında temel ceza belirlenirken 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca indirim yapıldıktan sonra 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasından uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi netice ceza itibarıyla sonucu etkili görülmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır.

1.Tebliğnamedeki görüş yönünden, Tebliğname'de soruşturma aşamasında suça sürüklenen çocuğa etkin pişmanlık hükmünden yararlanması için ihtarat yapılmadığından bahisle kovuşturma aşamasında yapılacak ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak belirtilmesi gerekirken 1/3 olarak belirtilerek suça sürüklenen çocuğun yanıltıldığı gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de, suça sürüklenen çocuğa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarı olan 13.299,98 TL yi ödemesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak cezasından indirim uygulanabileceğinin ihtar edildiği ve suça sürüklenen çocuğun gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyecek maddi gücü olmadığını beyan ettiği, bu itibarla ödeme gücü olmadığını açıkça ifade eden suça sürüklenen çocuğa yapılan ihtaratın usulüne uygun olduğu ve yanıltma söz konusu olmadığı anlaşıldığından Tebliğnamede 1. numaralı paragrafta belirtilen görüşe ve dosya kapsamında suça sürüklenen çocuk hakkında 18.01.2016 hakim havale tarihli Sosyal İnceleme Raporu bulunduğundan Tebliğnamede 2. numaralı paragrafta belirtilen görüşe iştirak olunmamıştır.

2.Dosya kapsamına göre, 03.06.2015 tarihinde kolluk görevlilerinin Nusaybin-Midyat karayolunda Midyat Sulh Ceza Mahkemesi'nin 29.05.2015 tarih ve 2015/534 Değişik İş sayılı kararı gereğince yaptıkları uygulama sırasında, Nusaybin istikametinden Midyat istikametine seyir halinde bulunan ve plakası marka ve modeli tespit edilemeyen beyaz renkli doblo tarzı otomobilin arama noktasına yaklaştığı esnada ters istikamete tekrar dönüş yaparak olay yerinden hızla kaçması üzerine bahse konu aracın takip ile yakalanamaması üzerine, olay yeri çevresinde yapılan araştırma ve incelemeler neticesinde suça sürüklenen çocuk ... yanında iki koli ile birlikte görülmüş, kolilerde yapılan aramada toplam 98 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. Suça sürüklenen çocuk aşamalarda, ele geçen kolilerin kendisine ait olmadığını, yolculuk yaptığı minibüste tanımadığı bir şahsın kendisine verdiğini, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.

3.Suça sürüklenen çocuğa 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının ihtar edildiği, suça sürüklenen çocuğun maddi durumunun iyi olmaması sebebiyle ödeme yapamayacağını söylediği anlaşılmıştır.

4.Olay tutanağı, suça sürüklenen çocuğun savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuktan ele geçen eşyanın miktarı ve değeri nazara alındığında ticari mahiyette olduğu gözetilerek, suça sürüklenen çocuğun davaya konu kaçak eşyayı ticari amaçla bulundurduğunun kabul edilmesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

6. Midyat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli ve 2020/435 Esas, 2021/316 Karar sayılı kararında; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 104 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci

fıkra hükmü uygulanır." hükmüne aykırı olarak suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünün (6) numaralı paragrafında açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği, hükmün kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin fıkrasından "ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin" ibaresinin çıkartılması ile diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

17.04.2024 tarihinde karar verildi.