İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro sonucu, Konya ili ... ilçesi ... / ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ... Mevkii 296 ada 36 parsel sayılı 7.165,39 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla; ... / Kas - Belen Mahallesi çalışma alanında bulunan ...mevkii 263 ada 241 parsel sayılı 1.476,67 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla; aynı yer 263 ada 183 parsel sayılı 2.439,67 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla; ... / ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ... Mevkii 291 ada 353 parsel sayılı 687,29 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla; ... / ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ... Mevkii 308 ada 10 parsel sayılı 2561,20 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla ve ... / ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ...ı Mevkii 310 ada 18 parsel sayılı 2.078,88 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla 30.03.2007 tarihinde, beyanlar hanesine, “Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır.” şerhi verilmek suretiyle, Hazine adına tespit ve tescil edilmişlerdir.

Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Mevkii 269 (296) ada 36 parsel, Çıbıkiçi Mevkii 263 ada 183 ve 241 (1/3 hisse) parseller, ... mevkii 291 ada 353 parsel, ... Mevkii 308 ada 10 (¼ hisse) parsel ve ... Mevkii 310 ada 18 parselin doğal sit alanı içinde kaldığından bahisle davalı Hazine adına tescil edildiğini, maliki evvellerinin zilyetlikleriyle birlikte davacının zilyetliğinin 70 - 80 yıl olduğunu ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
Asli Müdahil Orman İdaresi vekili müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.

Davalı Hazine vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece (... Asliye Hukuk) Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davanın kabulüne ve dava konusu ... ilçesi ... Mahallesi ... Mevki 296 ada 36 parsel, ...Mevki 263 ada 183 parsel, ... Mevki 291 ada 353 parsel, ... Mevki 310 ada 18 parsel sayılı taşınmazların tamamının, ...Mevki 263 ada 241 parselin 1/3 hissesinin, ... Mevki 308 ada 10 parselin 1/4 hissesinin davalı Hazine adına kayıtlı bulunan tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince, davalı Hazine vekilinin istinaf kanun yolu başvuru isteği yerinde görüldüğünden kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-a.6 maddesi gereğince ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 01.11.2017 tarih 2016/1120 Esas, 2017/629 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, belirtilen eksiklikler tamamlanmak, dava sebebine göre tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek üzere, davanın yeniden görülebilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "... bilirkişi raporlarında taşınmazların tamamının doğal sit alanı içinde olduğu, taşınmazların 1993 yılına kadar yaklaşık 37 yıldır tarımsal amaçlı kullanıldığı, bundan sonra da kullanılmaya devam edildiği, dava konusu yerlerin orman sayılan yerlerden olmadığı, milli park sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazlarda kültür varlığı bulunmadığı, 1 ve 2 inci derece arkeolojik sit alanı olmadığı, zilyetlikle kazanma koşullarının sağlandığı, ekonomik amaca uygun kullanıldığı " gerekçesiyle, davanın kabulüne ve Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Mevki 296 ada 36 parselin tamamı, ...Mevki 263 ada 241 parselin 1/3 ü, 263 ada 183 parselin tamamı, ... Mevki 291 ada 353 parselin tamamı, ... mevki 308 ada 10 parsein ¼ ü ve ... Mevki 310 ada 18 parselin tamamının davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tescilne karar verilmiş; hükme karşı, davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince; " mahallinde yapılan keşif, uygulama, beyanlar, jeodezi ve fotogrametri mühendisi, ziraat mühendisi kurulu, arkeolog bilirkişi, orman mühendisi raporları ve dosyaya gelen tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, taşınmazların 11.09.1993 tarihinde Milli Park sınırları içinde kaldığının tespit edildiği, ancak dava konusu taşınmazların 1956 yılından ... Gölü Milli Park statüsüne geçirilen 1993 yılına kadar yaklaşık 37 yıllık zaman aralığında tarımsal alan olarak kullanıldığı, ayrıca parsellerdeki kullanıma Milli Park ilanı olan 1993 yılından sonra da devam edildiği, 1993 tarihli ... Gölü Milli Park sınırları içinde iken, 26.11.2018 tarihli ve 378 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile Milli Park sınırları dışına çıkarıldığı, uzman orman bilirkişisi ile jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporlarla kesinleşen orman tahdidine, memleket haritaları ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yapılan inceleme, araştırma ve uygulama sonucunda çekişmeli taşınmazların tamamının yapılıp kesinleşen orman tahdidi dışında kaldıklarının, orman sayılmayan yerlerden olduklarının, çekişmeli taşınmazların üzerinde birinci grup olarak tarif edilen korunması gerekli kültür varlığı bulunmadığının, birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazlardan olmadıklarının, taşınmazların 1. Derece Doğal Sit alanında kaldıklarının ve buna göre zilyetlikle iktisaplarının mümkün olduğunun anlaşıldığı, davacı Hazine'nin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı " gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/(1)-b.3 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında yazılı gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Ancak; İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasında dava konusu bir kısım taşınmazların bulundukları mahalle isimlerinin yazılmamış veya hatalı yazılmış olması ve ayrıca dava konusu taşınmazların beyanlar hanesine, Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına ilişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin (RG-27/10/2017- 30223 ile değişik) 17/ğ maddesi gereğince, " Doğal Sit Nitelikli Doğal Koruma Alanı " olduklarına kayıt konulması gerektiği halde, bu yönde kayıt konulmaması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan "... " ifadesinden sonra "Mahallesi" ifadesinden önce gelmek üzere, 296 ada 36 parsel, 291 ada 353 parsel, 308 ada 10 parsel ve 310 ada 18 parsel yönünden " ... " ifadesinin, 263 ada 241 parsel ve 263 ada 183 parsel yönünden ise "Kas / Belen" ifadesinin eklenmesine, yine hüküm fıkrasının birincibendine " tapuya kayıt ve tesciline " ifadesinden sonra gelmek üzere " taşınmazların beyanlar hanesine Doğal Sit - Nitelikli Doğal Koruma Alanı olduklarına dair kayıt konulmasına " cümlesinin eklenmesine ve hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.