İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2019/22 Esas, 2019/644 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi, 54 üncü maddesi, 53 üncü maddesi kapsamında 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba ve müsadereye karar verilmiştir.

2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2020/534 Esas, 2021/880 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri; öldürme kastının ve öldürmeyi gerektirecek husumetin bulunmadığına, eksik incelemeye, suç vasfının hatalı belirlendiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, fazla ceza tayinine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Katılan ... ve sanık ...'in ... isimli markette işçi olarak çalıştıkları, 30.08.2018 günü saat 15: 00 sıralarında katılan ...'ın iş yerinde market arabasını depo bölümüne götürdüğü sırada sanık ...'in üzerine arabayı sürdüğü iddiası ile aralarında tartışma yaşandığı, ardından sanığın katılana yönelik olarak "seni öldüreceğim" diyerek kasap reyonundan temin ettiği satır tabir edilen kesici aletle kafasına doğru hamle yaptığı, katılanın kafasını çekmesi ve eliyle engel olmaya çalışmasına rağmen katılanı çene, çene altı, yanak kısmından ve kolundan bıçakladığı, katılanın yere düştüğünde tanık ...'ın sanığın kolunu tutması ve sanığı engellemesi üzerine katılanın fırsatını bulup olay yerinden kaçtığı, katılanın vücudunda adli rapor bulgularına göre mentumda 2 cm, molarde 1,5 cm, sol yanaktan ağız içine uzanan kesi, sol scapla üstü ekimotik alan, sol deltoid 2x4 cm, ekimotik alan, sol kol ön yüzde 3 cm dermabrozyon, sol siasta ekimotik alan mevcut olduğu, yaralanmasının, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı ve basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığının belirtildiği, sol yanağında saptanan yara izinin; olağan ışık koşullarında, sözel diyalog mesafesinden, belli bir dikkat sarfetmeden ilk bakışta ve kolaylıkla farkedilebilir özellikte ve yüzünde sabit iz niteliğinde olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu, CD izleme tutanakları, adli tıp raporu, sanığa ait güncel nüfus ve sabıka kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanığın hedef aldığı vücut bölgeleri, yara yerleri, yaraların niteliği, kullanılan aletin elverişliliği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik incelemenin mevcut olmadığı, sanık hakkında takdiri indirimin Mahkemenin

takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, uygulanması mümkün başkaca lehe hükmün bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2020/534 Esas, 2021/880 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.04.2024 tarihinde karar verildi.