Kısmen kabul

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin “...” markasının 05. sınıfta tescilli olduğunu, dava konusu 05,10 ve 35. sınıfta tescili istenen “...” marka başvurusuna yaptıkları itirazın kısmen kabul edildiğini, reddedilen 35. sınıfın son alt sınıfı için de itirazlarının kabul edilmesi gerektiğini, iki markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, sınıf benzerliği incelemesinde Nice sınıflandırmasının dikkate alınması gerekse de bağlayıcılığı olmadığını, emtia listelerindeki sınıf numaralandırılması ile bağlı kalınmaksızın karşılaştırılan emtia listelerinin aynı veya benzer mal ve hizmetlerden oluşup oluşmadığının incelenmesi gerektiğini, iki markanın karıştırılacağını ve müvekkilinin seri markası sanılacağını, müvekkilinin markasının sektörde bilinirliği yüksek bir marka olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markası için haksız rekabet yarattığını ileri sürerek YİDK’nın 2016-M-8445 sayılı kararının 35. sınıfın son alt grubunda TÜRK PATENT'in benzer bulduğu mallar bakımından iptali ile 2015/42456 sayılı “...” marka başvurusunun tescil işlemlerinin tamamlanmış olması halinde yine aynı mallar yönünden hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu markaların benzer olmadığını, aralarında karıştırılma ihtimali olmadığını, müvekkilinin “...” ibareli başka markaları olduğunu ve davaya konu “...” markasının da seri markaların devamı niteliğinde olduğunu, markada esas unusurun "..." ibaresi olduğunu, “...” ibaresinin ise tamamlayıcı unsur olduğunu, davaya konu markaların farklı mal ve hizmetleri kapsadığını, hitap ettikleri tüketici kitlesi bakımından markalar arasında bağlantı bulunmadığını, müvekkilinin marka başvurusunun kötü niyetle yapılmadığını ve buna ilişkin hiç bir delilin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, dava konusu başvuru bakımından, önceki tarihli markalarından kaynaklı müktesep hakkı bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasının mümkün görünmediği, dosya içeriği itibari ile davacı markalarının tanınmış marka olduğu yönünde bir kanaat oluşmadığı, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüre, YİDK'nın 2016-M-8445 sayılı kararının 05. sınıfta yer alan "insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler, diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri, zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar, tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler" ve 35. sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler, diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri, zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar, tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler, dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı detarjanlar, mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)" mal ve hizmetleri yönünden kısmen iptaline, 2015/42456 sayılı markanın 05. sınıfta yer alan "insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler, diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri, zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar, tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler" ve 35. sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler, diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri, zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar, tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler, dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı detarjanlar, mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)" mal ve hizmetleri yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, YİDK kararının 05. sınıf ve 10. sınıf bakımından verilen kısım bakımından verilen karara katılmakla birlikte ... markasının 35. sınıfta yer alan ve YİDK kararı ile 05. sınıfta birebir aynı emtia için iptaline karar verilmiş olan mal bakımından da reddedilmesi için ilk derece mahkemesinde iş bu davanın açıldığını, ilk derece mahkemesinin yargılaması sonucunda davanın kısmen kabul kısmen reddine hatalı ve düzeltilmeye muhtaç olarak karar verildiğini, mahkemenin eksik/hatalı incelemesi sonucunda zaten hali hazırda iptaline karar verilen 05. sınıf emtia için tekrar iptal kararı verildiğini, 35. sınıf “bebek mamaları, hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kâğıt ve tekstilden mamul çocuk bezleri. Zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı tazeleyici kokular.” emtiaları için davanın kabul edilmediğini, ilk derece mahkemesi kararının eksik ve hatalı olduğunu, gerekçeli kararda yer verilenin aksine ... markasının tanınmış bir marka olmadığı değerledirmesinin gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle, bilirkişi raporuna karşı itirazların değerlendirilmediğini, yeni bilirkişiden rapor alınmadığını, davaya konu markaların benzer olmayıp aralarında karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimalinin bulunmadığını, yerel mahkeme kararınının aksine müvekkilinin markasında esas unsurun "..." kelimesi değil "..." kelimesi olduğunu, müvekkili şirketin "..." ibareli seri markaları mevcut olup davaya konu "..." markası seri markaların devamı niteliğinde bulunduğunu, dolayısıyla dıamond ibaresi yan unsur oluşturduğunu, tarafların sektörlerinin farklı bulunduğunu, dava konusu bakımından işbu markalar değerlendirilirken ortalama tüketicinin göz önünde bulundurulmasının açıkça hatalı olduğunu, davacı 2015/42456 sayılı markayı 05. sınıfta yer alan mal ve hizmetler yönünden de iptal etmiş ise de davacının dava dilekçesinde bu konuda talebi bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkili Kurumun YİDK kararının yerinde olduğunu, bu bakımdan ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü yönünde karar verilmesinin yerinde olmadığını, markaların kapsamlarının benzer mal ve hizmetleri kapsamadığını, mahkeme kararının hukuka uygun olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

1.Dosya kapsamında bulunan dava dilekçesinden görüleceği üzere, davacının talebinin açıkça, 35. sınıfın son alt grubuna özgü bulunmasına rağmen mahkemece talebi aşar şekilde ve zaten YİDK tarafından başvuru kapsamından çıkarılan, 05. sınıfta yer alan "insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler, diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri, zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar, tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler" yönünden de kabul kararı verilmesi yerinde bulunmadığına,

2.Diğer yandan dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacının itirazına mesnet markasının, 05., 01. sınıfta "tıbbi müstahzarlar" için tescilli bulunduğu, dava konusu edilen davalı Şirketin başvurusunun kapsamının ise 5. sınıfın tüm alt sınıflarını içerdiği görülmediğine,

Bu bağlamda tıbbi müstahzar emtiası ile 5/1, 5/2 ve 5/3. sınıftaki mallar dolaylı olarak benzerdir. 5/1-3. sınıf dışındaki 5. sınıfta bulunan tüm mallar ile tıbbi müstahzar emtiasının, doğası, kullanım şekli ve dağıtım kanallarının farklı olduğu, aynı mağazalarda satılsalar bile, farklı reyonlarda bulundukları, ayrıca, birbirini tamamlayan veya rekabet halinde olan mallar da olmadıkları, bu nedenle 5/1-3. sınıf dışındaki 5. sınıftaki tüm malların tıbbi müstahzar emtiasından farklı bulunduğuna,

3.Markaların benzer olduğu sınıflar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden, davacı, davalı şirket ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18.07.2017 tarih ve 2016/390 E. - 2017/397 K. sayılı kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile TÜRK PATENT'in 2016-M-8445 sayılı YİDK kararının; 35. sınıf "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler, diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri, zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar, tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)" yönünden iptaline, 2015/42456 sayılı markanın 35. sınıf "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler, diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri, zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar, tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)" yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı şirket ve Kurum vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle, istinaf dilekçelerinde belirttikleri nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, YİDK iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesi.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.