SAYISI: İHK-2022/11509

SAYISI: K-2022/30910

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; yaya olan müvekkiline, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın 01.08.2019 tarihinde çarpması neticesinde davacının malul kaldığını, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili talebini 39.000,00 TL olarak artırmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; plakası tespit edilemeyen aracın ve kazanın ispatı gerektiğini, usule uygun başvuru yapılmadığını, kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınmasını, temerrüde düşmediklerini, avans faizi talebini kabul etmediklerini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın 01.08.2019 tarihinde yaptığı kaza neticesinde davacının yaralandığı ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu, Sigortacılık Kanun'un 14'üncü maddesi ve ... Yönetmeliği'nin 9/1-a maddesi uyarınca davalının oluşan bedensel zarardan sorumlu olduğu, dosyaya ibraz edilen Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 31.08.2020 tarihli raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edildiği ve davacının %5 oranında engeli olduğunun tespit edildiği, davacının kaza tarihinde devlet hastanesine müracaat ettiği, hakkında adli rapor düzenlendiği, şikayet hakkını geç kullanmış olmasında kendisine yüklenecek kusur olmadığı, olayın farklı şekilde cereyan ettiği noktasında iddia ve ispat olmadığı, kusur raporu ile sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen sürücünün kazada %100 oranında kusuru bulunduğunun tespit edildiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile yapılan hesaplama neticesinde 79.203,19 TL tazminat miktarının belirlendiği, davacının yaptığı başvurunun 23.08.2021 tarihinde davalıya ulaştığı ve 03.09.2021 tarihinde davalının temerrüde düştüğü, davacının talebini 39.000,00 TL olarak artırdığı, gerekçesi ile talebin kabulüne, 39.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı itiraz dilekçesinde; plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve meydana gelen kazanın başvuru sahibi tarafından ispatlanması gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, başvurunun kötü niyetli ıslah edildiğini, kusur raporunun hatalı olduğunu, atfedilen kusuru kabul etmediklerini, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, vekâlet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiği gerekçesi ile karara itiraz etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın sürekli iş göremezlik tazminatından kaynaklandığı, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından plakası tespit edilemeyen aracın çarpması sonucu yaralanan davacı lehine sürekli sakatlık talebinin hüküm altına alındığı, davalının kazanın ispat edilemediğini ileri sürdüğü, davacının 26.08.2019 tarihinde Emniyete başvurduğu, savcılık tarafından daimi arama kararı verildiği, davacının soruşturma makamlarını olaydan haberdar ettiği ve üzerine düşen ispat külfetini yerine getirdiği, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edildiği ve davacının %5 oranında engeli olduğunun belirtildiği, Yargıtay içtihatları gereği hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılmasının yerinde olduğu, alınan kusur raporu ile sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç sürücünün kazada %100 oranında kusuru bulunduğunun belirlendiği, başvuran lehine tam ve nispi vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararın bozulmasın istemiştir.

Uyuşmazlık, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın, davacı yayaya 01.08.2019 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği'nin 9/d maddesi.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının kaza nedeniyle devlet hastanesine tedavi amaçlı gitmiş olmasına, Savcılık tarafından gerekli araştırmanın yapılmış ve daimi arama kararı verilmiş olmasına, kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınmış olmasına, hesaplamanın usul ve yasaya uygun olmasına, alınan kusur raporunda firari sürücünün kazada tam kusurlu olduğunun belirlenmiş olmasına, davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasına göre davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.