SAYISI: İHK-2022/8484

SAYISI: K-2022/21845

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araç ile trafik sigortası bulunmayan aracın 21.10.2017 tarihinde yaptığı kaza neticesinde davacının yaralandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 4.032,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı 25,00 TL geçici bakıcı gideri ve 944,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 5.001,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili sürekli iş göremezlik tazminatını 44.157,74 TL, bakıcı giderini 526,52 TL, 944,0 TL rapor ücreti de dahil olmak üzere toplam talebin 45.628,26 TL olarak ıslah etmiştir.

Cevap dilekçesinde; davalıya kanunda belirtilen evraklar ile başvuru yapılmadığını, başvurunun reddi gerektiğini, davacının maluliyeti bulunmadığını, bakıcı giderinden ve rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, davacının emniyet kemeri takmadığını, müterafık kusur indirimi uygulanması gerektiğini, temerrüde düşmediklerini, avans faizi talebinin kabul etmediklerini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile sigortasız aracın 21.10.2017 tarihinde yaptığı kaza neticesinde yaralandığı sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve rapor ücreti talebinde bulunduğu, Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi raporunda kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe göre davacının %4 oranında maluliyeti olduğu ayrıca 15 gün bakıcı ihtiyacının olduğunun belirtildiği, ceza dosyasından alınan bilirkişi raporunda sigortasız aracın %75 oranında kusuru bulunduğu, aktüerya raporu ile sürekli iş göremezlik tazminatının 44.157,74 TL, geçici bakıcı giderinin 526,52 TL ve 944,00 TL rapor ücreti ile birlikte toplam 45.268,26 TL tazminatının belirlendiği davacının taleplerinin ıslah ettiği, davalının 28.06.2021 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesi ile talebin kabulüne, 45.268,26 TL tazminatın 28.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili; kuruma başvuru şartı yerine getirilmediğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, aktüer raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, asgari ücretin üzerinde gelir elde edileceği varsayımının kabul edilemeyeceğini, geçici bakıcı gideri tazminatına yönelik taleplerin teminat dışı olması nedeniyle reddi gerektiğini, emniyet kemeri takılı olmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini, vekâlet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.

C Gerekçe ve Sonuç

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davalının itiraz ettiği, davalıya başvuru esnasında gerekli bilgi ve belgelerin eklendiği, maluliyet raporunun kaza ve zarar arasında illiyet bağı kurduğu, ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu, yönetmelik hükümlerine uygun tanzim edildiği, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına uygun olarak hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin kullanıldığı, davalının geçici bakıcı giderinden sorumlu olduğu, resmi belge niteliğinde olan kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olarak işaretlendiği, davalının 28.06.2021 tarihinde temerrüde düştüğü, davacının nispi ve tam vekalet ücreti alması gerektiği gerekçeleri ile davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili, itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ile kararı temyiz etmiştir.

trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı 21.10.2017 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve rapor ücreti talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369,370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Moturlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hesaplamada kullanılan yöntemin usul ve yasaya uygun olmasına, davalının bakıcı giderinden sorumlu olmasına, kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olarak işaretlenmiş olmasına, davalıya 12.06.2021 tarihli dilekçe ile başvuru yapılmış ve başvuru dilekçesinin 15.06.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 21.10.2017 tarihinde meydana gelmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

3. Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulü ile 44.157,74 TL sürekli iş göremezlik zararı, 526,52 TL geçici bakıcı gideri, 944,00 TL adli rapor ücreti olmak üzere toplam 45.268,26 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyetince davalı sigorta şirketi vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

Adli rapor ücretinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerekirken esas tazminata eklenmek suretiyle karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE

2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine

17.04.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.