Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1-Katılanın, eşinin dayısı olan sanığın, telefonda kendisini tehdit ettiğini iddia ettiğini ve arama kaydının bulunduğu ancak katılanın iddiasını destekleyen başkaca bir delilin de bulunmaması, sanığın aşamalarda değişiklik göstermeyen beyanlarında, katılanı aradığını ancak tehdit etmediğini belirtmesi karşısında, katılanın beyanına üstünlük tanınma nedeni açıklanmadan ve sanığın yakınanı sorunlarını konuşmak için arayıp tehdit etmediği yolundaki savunması yöntemince tartışılıp reddedilmeden yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması,

2-Kabule göre de;
Sanığın, katılanı hitaben söylediği kabul edilen “senin 5 yıl boyunca azrailin olacağım, 5 yıl boyunca sana çektireceğim, benim kim olduğumu göreceksin” biçimindeki sözlerin TCK’nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturacağı gözetilmeden aynı maddenin 1. fıkrasının 2. cümlesi gereğince hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden CMUK’nın 326/son maddesi gözetilerek HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.