SAYISI: İHK-2022/21265
SAYISI: K-2022/32635
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (İMSS) poliçesi ile sigortalı araç ile davacıya ait aracın 30.11.2020 tarihinde yaptıkları kazada müvekkilinin aracında değer kaybı oluştuğunu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kaza nedeni ile oluşan değer kaybının zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) tahsili amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonuna (STK) başvuru yapıldığı ve alınan bilirkişi raporu ile araçta 75.000,00 TL değer kaybının oluştuğunun belirlendiğini, trafik sigortasının 41.000,00 TL teminat limiti olduğu ve limitin tükendiğini bu nedenle bakiye 43.159.47 TL değer kaybının ihtiyari mali mesuliyet sigortası poliçesinden karşılanması gerektiğini beyanla 43.159,47 TL değer kaybının 02.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 319,58 TL ekspertiz ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; poliçede İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası klozunda değer kaybı taleplerinin teminat kapsamında olmadığını, sorumluluklarının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, talep edilen değer kaybı bedelinin fahiş olduğunu ve uzman sigorta eksperi tarafından belirlenmesi gerektiğini, hesaplamanın zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) Genel Şartları ekinde yer alan formüllere göre yapılması gerektiğini, Katma Değer Vergisi'nden (KDV) sorumlu olmadıklarını, parça ve işçilik iskontosu uygulanması gerektiği bunun da en az %30 oranında olması gerektiğini, ekspertiz ücretinden sorumlu olmadıklarını, yasal faizden sorumlu olabileceklerini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın davalıya sigortalı aracın, davacıya ait araca 30.11.2020 tarihinde çarpması neticesinde davacının aracında oluşan değer kaybı talebine ilişkin olduğu, davalıya Genişletilmiş Artı Kasko Poliçesiyle sigortalı araca ait 06.11.2020-06.11.2021 tarihlerini kapsayan poliçe bulunduğu, STK 2021 E. 18332 sayılı başvuru dosyasında alınan bilirkişi raporu ile 75.000,00 TL değer kaybının bulunduğu, trafik poliçesi teminat limitinin 41.000,00 TL olduğu, ödemenin tenzili ile bakiye 26.609,53 TL değer kaybına karar verildiği, itiraz üzerine kararın 24.09.2021 tarih 2021/İHK-31652 sayılı İtiraz Hakem Heyeti kararı ile kesinleştiği, söz konusu dosyadan alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğundan tekrar rapor alınmasına ihtiyaç duyulmadığı, davalının değer kaybı talebinin teminat dışı olduğunu ileri sürmüşse de İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası teminatının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve genel hükümlerine göre işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığı, değer kaybının da bu temel sorumluluklardan biri olduğu, poliçeye genel şartlara aykırı düşmeyen özel şartlar konabileceğinden bu savunmaya itibar edilmediği, İMSS teminat limitinin 500.000,00 TL olduğu ve ZMSS teminat limitini aşan miktardan davalı ... şirketinin sorumlu olduğu, 75.000,00 TL değer kaybı bedelinden bakiye kalan 43.139,00 TL'den davalının sorumlu olduğu, ekspertiz ücreti talebinde bulunulmuş ise de buna dair fatura ibraz edilmediğinden bu talebin reddi gerektiği gerekçesi ile başvurunun kısmen kabulüne, 43.139,00 TL değer kaybı bedelinin 18.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ekspertiz ücreti talebinin reddine karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı itiraz dilekçesinde; değer kaybı talebinin İMSS klozu gereği teminat kapsamında olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunu kabul etmedikleri, Genel Şartlara aykırı olduğunu, yapılan ödeme ile sorumluluklarının kalmadığı, KDV'den sorumlu olmadıkları, kusur raporu alınması gerektiği, basit onarım ile giderilecek hasarların değer kaybı hesaplamasında dikkate alınmaması gerektiği, ekspertiz ücretinden sorumlu olmadıkları, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiği gerekçeleri ile karara itiraz etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile değer kaybı talebinin İMSS teminatı kapsamında olmadığı itirazında bulunduğu ancak İMSS teminatının Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ve genel hükümlerine göre işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığı, değer kaybının da bu temel sorumluluklardan biri olduğu, poliçeye genel şartlara aykırı düşmeyen özel şartlar konabileceğinden değer kaybı talebinden davalının sorumlu olduğu, 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren ve KTK madde 90'a ilave edilen "a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak" hesaplanması gerektiğinin yasal düzenleme altına alındığı, kanun koyucunun da iradesini, hesaplamanın rayiç değere göre yapılması gerektiği yönünde ortaya koyduğu, hal böyle olunca ve işbu içtihat değişikliğinin kıyas yoluyla değer kaybı düzenlemesine uygulanması sonucu, sigorta şirketinin değer kaybı hesaplamasının ZMSS Genel Şartları ekindeki tabloya göre yapılması gerektiğine yönelik itirazlarının reddi gerektiği, KDV itirazının değer kaybı talebi ile ilgisi bulunmadığı, 2021 E.18332 sayılı karar ve sigorta şirketinin tam kusura göre ödeme yapmış olması nedeni ile kusura yönelik itirazın reddi gerektiği, ekspertiz ücretinin reddine karar verildiği, başvuran lehine Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrasında vekalet ücretine ilişkin düzenleme getirildiği, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi, 2 nci fıkrası gereğince, vekalet ücretinin tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınarak davacı lehine 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davalının itirazının kısmen kabulüne kararın (5) karar başlıklı (4) no'lu bendindeki "6.408,07 TL" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılıp yerine “5.100,00 TL” gelecek şekilde düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; değer kaybının teminat kapsamında olmadığı, %34 oranında iskonto uygulanması gerektiği, KDV'den sorumlu olmadıkları, yasal faize hükmedilmesi gerektiği, vekalet ücretinin hatalı belirlendiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesi İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alınan araç ile davacıya ait aracın 30.11.2020 tarihinde yaptığı trafik kazası sonucu davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 99 uncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi.
Davacı vekili, davalıya İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı aracın neden olduğu kaza neticesinde müvekkilinin aracında 75.000,00 TL değer kaybı oluştuğunu, kusurlu araca ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının 41.000,00 TL teminat miktarı olduğunu ve teminat limitinin dolması nedeni ile bakiye değer kaybının İhtiyari Mali Sorumluluk sigortasından karşılanmasını talep etmiştir.
Davalı vekili taleplerin teminat kapsamında olmadığının iddia etmiştir. Davacının 30.11.2020 tarihinde meydana gelen kazada hasar bedeli ve değer kaybı talepli tahkim başvurusu nedeni ile davalıya sigortalı aracın ZMSS tarafından daha önce 9.139,00 TL hasar bedeli, 5.251,47 TL değer kaybı ödemesi yaptığı, toplam 14.390,47 TL ödemeden sonra teminat limitinden 26.609,53 TL kaldığı ve bakiye 26.609,43 TL değer kaybı ödemesine karar verildiği anlaşılmakla davacı vekili tarafından ZMSS teminat miktarının dolmuş olması nedeniyle bakiye değer kaybı alacakları olduğu iddia edilmektedir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacının 22.06.2021-K-2021/82858 sayılı tahkim başvurusunda yine aynı kazaya ilişkin davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu dosyada alınan bilirkişi raporunda davacıya ait araçta 75.000,00 TL değer kaybı oluştuğu belirlemesi yapılmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından ZMSS limitinin üstünde kalan 43.139,00 TL tazminata karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin yaptığı itiraz neticesinde İtiraz Hakem Heyeti tarafından ZMSS Genel Şartlarına, İMSS Genel Şartlar 1 inci maddeye yapılan atıf nedeni ile talebin teminat kapsamında olduğu kabulü ile davalının itirazının vekalet ücreti yönünden kabulüne diğer itirazların ise reddine karar verilmiştir.
Ancak; davalıya ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, İhtiyari Mali Sorumluluk Klozunda "Sigortalı aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafik Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçede teminat kapsamında olmak şartıyla, Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Sigortası limitlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı limitlere kadar temin eder, her türlü değer kaybı, kazanç kaybı talepleri teminat haricidir" diyerek değer kaybı talepleri teminat kapsamına alınmamıştır.
Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 1 inci maddesinde; "Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. İşbu sigorta, sigorta ettirenin haksız taleplere karşı müdafaasını da temin eder" hükmü ile poliçede teminat kapsamında olmak kaydı ile ZMSS üzerinde kalan kısmın İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortasının kapsamına gireceği açıklanmıştır.
Davacı vekilinin değer kaybına ilişkin talebi poliçede İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası klozunda teminat kapsamına alınmadığından talebin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2024 tarihinde Üye ... ve Üye ...'un karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi.
Davacı vekili müvekkiline ait araç ile davalıya İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı araç arasında 30.11.2020 tarihinde meydana gelen kaza nedeni davacının aracında oluşan değer kaybını talep etmiştir. Söz konusu İhtiyari Mali Mesuliyet Poliçesi kazaya karışan karşı araca ait olup, davacı poliçenin tarafı değildir. Değer kaybı ve hasar bedelinin teminat kapsamında olmadığına ilişkin hüküm poliçede sigortalı araç işletenini bağlayacaktır. Zira htiyari Mali Mesuliyet Sigortasında amaç araç sahibinin üçüncü şahıslara verdiği maddi zararın, trafik sigortası teminatları kapsamında karşılanmasının ardından kalan kısmı (maddi ve manevi) güvence altına almaktır. Hal böyle iken Karayoları Trafik Kanunu 100 ile 95 inci maddeleri dikkate alınarak, araç maliki ile sigorta şirketi arasında yapılan değer kaybı ve kazanç kaybının teminat kapsamında olmadığını belirten sözleşme maddeleri üçüncü kişileri bağlamayacağından Çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.