Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Sanık müdafiin temyiz sebebi, müvekkili hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.

2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi, iddianamede 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/12,14, 4/8 maddeleri gereğince de cezalandırma talep edilmesine rağmen mahkemece bozma üzerine verilen kararda bu hususların değerlendirmeye tabi tutulmaması nedeniyle verilen hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

Olay tutanağına göre, 08.07.2013 tarihinde sanık ... 'e ait ... Petrol isimli iş yerinde kaçak akaryakıt satıldığına dair ihbar üzerine, Pozantı Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/159
Değişik İş sayılı adli arama kararına istinaden yapılan aramada, istasyondaki iki adet pompanın faal olmadığı, faal olan pompalardan alınan numunelerin ise ulusal marker ölçümünde geçersiz sonuç verdiği; istasyona ait büronun ön tarafındaki 2 adet akaryakıt tankından alınan numunelerin de marker ölçümünün geçersiz sonuç verdiği tespit edilerek toplam 3.243 litre ( 2.740 kg) kaçak akaryakıt ele geçirilen olayda sanık hakkında 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmasında, ele geçen akaryakıtın kaçak olmadığını ve faturalarının bulunduğunu beyan etmiştir.

Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre " hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Sanık hakkında hüküm kurulurken 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası delaletiyle 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları uyarınca uygulama yapılması gerekirken, mahkemece 6455 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasına göre belirlenen temel cezayla birlikte 6545 ve 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması suretiyle karma uygulama yapılarak sanığa eksik ceza tayin edilmiş ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

Tüm dosya kapsamına göre, sanığa ait petrol istasyonunda toplam 3.243 litre (2.740 kg) kaçak akaryakıt ele geçirilen olayda, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip, hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 17.04.2024 tarihinde karar verildi.