Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51 inci maddesi uyarınca erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine ve re'sen göz önüne alınacak nedenlere ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; olay tarihlerinde sanık adına Van ilinden ... ile kaçak çay geleceği ihbarı üzerine, kolluk görevlilerinin 11.11.2014 tarihinde ... içerisinde bulunan ... şubesini takibe aldıkları, aynı gün saat 11.00 sularında ... aracından indirilerek sanık ...'ya teslim edilen kargo gönderilerinde önleme araması kararına istinaden yapılan arama sonucu toplam 162 kg kaçak çay ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanığın bozma öncesi esas mahkemesinde alınan savunmasında üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği, bozma sonrası alınan savunmasında ise önceki beyanlarını tekrar ettiğini, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ve gümrük vergi miktarını ödeyecek maddi durumunun olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübûta yönelik mahkeme kabûlünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Her ne kadar Tebliğname'de mahkemece yapılan ihtaratta, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranı gösterilmediğinden sanığın yanıltıldığı belirtilerek hükmün bozulması talep edilmiş ise de; bozma uyarınca yapılan yargılamada, kovuşturma aşamasında etkin pişmanlığa ilişkin olarak yapılan bildirimde indirim oranının belirtilmemiş olmasının yanıltma olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakla, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 17.04.2024 tarihinde karar verildi.