İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.03.2018 tarihli ve 2018/5054 Esas sayılı iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1c-h, 31/3,63 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2018/122 Esas, 2019/12 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c-h, 31/3, 62/1,63 üncü maddeleri gereği 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 08.12.2020 tarihli ve 2019/954 Esas, 2020/2253 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir

Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri

1. Yağma suçunun unsurlarının olmadığına,

2. Somut delil olmadığına,

3. Nitelikli halin olmadığına (birden fazla kişi)

4. Alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiğine,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Katılanın kardeşi Gizem ile birlikte olay tarihinde gece saat 21.30 sıralarında olay yerinde yürüdükleri sırada mahalleden tanıdıkları suça sürüklenen çocuk ... ile olay tarihi itibariyle 12 yaşından küçük olması nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 31/1. maddesi uyarınca Ek Takipsizlik kararı verilen ... ile karşılaştıkları, suça sürüklenen çocukların katılana kendilerine sigara almasını istedikleri, katılanın kabul etmemesi üzerine suça sürüklenen çocukların katılanı yere düşürerek boynundaki altın kolyeyi zorla kopartmak suretiyle alarak ara sokaklara doğru gittikleri, katılanın suça sürüklenen çocukların peşinden gittiği, mahallede suça sürüklenen çocuk ... ile karşılaştığı, katılanın suça sürüklenen çocuk ...'ya olayı anlattığı, suça sürüklenen çocuk ...'nın katılana ''suça sürüklenen çocukların kolyesini çalmadıklarını çalmış olsalardı kolyeni bana getirirlerdi, onlar benim için çalışıyorlar" dediği, katılanın ihbarı üzerine kolluk görevlilerinin olay yerine geldikleri, yapılan araştırmada Ek Takipsizlik kararı verilen suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'nin yakalandıkları, suça sürüklenen çocukların kolluk görevlilerine katılana ait kolyeyi 700. Yıl Ortaokulu bahçesinin arka tarafındaki sokakta düşürdüklerini beyan ettikleri, yapılan aramada kolyenin bulunamadığı, eylemin İlk Derece Mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Suça sürüklenen çocuğun ''Benim küçük arkadaşım ... kolyeyi boynundan çekip aldı, suçu da benim üzerime attı. Ben evde yemek yiyip çıktım. Sonra ... kolyeyi benim çaldığımı söyledi. Olayla alakam yoktur. Ben müştekiye çelme takıp yere düşürmedim, kendisini iteklemedim. Sadece yoldan geçiyordum, arkadaşımın yanına gidiyordum. Müşteki bana kolyeyi benim çaldığımı söyledi dedi." şeklindeki savunması dosyada mevcuttur.

3. Katılanın " .......... ... ve ... geldiler, bizim mahallede oturuyorlar, benden sigara istediler, vermedim, yengemlerin mahallesinde kaldırımda kardeşim ile birlikte oturdum, 16 yaşındadır, kardeşim ...'tir, yengem aşağı geleceği söyleyince biz de oturduk bekledik, benden sigara istediler, vermedim, daha sonra ben ayağı kalktım, ... çelme taktı ben düştüm, ben yere düşünce ... kolyemi çekip kopardı, kolyem altındı, nazar boncuklu altın bir kolyeydi, zincir kısmı da altındı, sonra mahalledeki çocuklar geldiler, onları dövdüler, kolye biz de değil ...'dadır dediler, ... da bizim mahallede oturur, kendisini daha önceden de tanıyorum, ... geldi kolyeni mi çaldılar dedi, ben de ona senin kolyeyi aldığını söylüyorlar dedim, o da hayır dedi, kolye alındığında zaten ... yoktu, ben diğer çocukların konuşmalarından ... aldı dediler, boynumda çizik veya yara olmadı, ... dışındaki küçüklerden şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, kolyem geri gelmedi dedi." şeklindeki beyanı dosyada mevcuttur.

4. Tanık F. U.'nun ''............... ...'den sigara istedi. ... ben vermiyorum dedi. Baktım ... ...'nin kolyesini çekti, ip gibiydi. Çekti ve kolyeyi alıp oradan kaçtı. Ben biraz gerideydim, ... kaçtı gitti. ...'de orada ağladı............... Sadece ... vardı, kolyeyi alıp eskici ...'e vermedi, eskici ... evindeydi ve devamında,
''Biz sigara istedik, sigara vermedi, sonra ..., ...'ye çelme takdı. ... yere düştükten sonra kolyesi yere düştü, ben de kolyeyi alıp ...'ye verecektim ...'de ...'nin elinden alıp kaçtı dedi. Ben ...'nin boynundan kolyeyi çekerek almadım"' şeklindeki beyanı dosyada mevcuttur.

5. Katılanın kardeşi G. Ç.'nin ''... itekledi, ... kolyeyi aldı'' şeklindeki emniyetteki beyanı dosyada mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir
.

Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına, Somut Delil Olmadığına, Nitelikli Halin Olmadığına Alt Sınırdan Uzaklaşılmaması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’nun 61 inci maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, birden fazla nitelikli halin birleşmesi nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Suça sürüklenen çocuğun savunması, katılanın beyanı, tanık F. U.'nun ve katılanın kardeşi G.Ç.'nin beyanı ve tüm dosya kapsamına göre, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 08.12.2020 tarihli ve 2019/954 Esas, 2020/2253 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenecek hükümler yönünden ve 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında kapsamında re'sen gösterilen sebepler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

17.04.2024 tarihinde karar verildi.