Taraflar arasındaki rücuen tazminat istemine dayanan itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının maliki, mütevveffa...'in sürücüsü olduğu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda sürücü...'in vefat ettiğini, vefat eden...'in yakınları tarafından ... aleyhine İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.12.2015 tarih, 2014/911 Esas ve 2015/704 Karar sayılı dosyasında açılan tazminat davasının kabul edilerek ... aleyhine tazminata hükmedildiğini ve kararın Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23.01.2019 tarih, 2016/5079 Esas ve 2019/596 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiğini, söz konusu ilam uyarınca Bakırköy 6. İcra Müdürlüğü'nün 2016/1538 sayılı dosyasında başlatılan takip nedeniyle icra dosyasına 10.02.2016 tarihinde 310.449,66 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemenin rücuan tahsili amacıyla davalı taraf aleyhine İstanbul 28. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11840 sayılı dosyasında başlatılan takibe davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz edildiğini belirterek davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının % 20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan aracın mütevveffa...'e haricen satışının yapıldığını, fakat yasal işlemlerin ölüm nedeniyle tamamlanamadığını, davalının mağdur olduğunu ve kusurunun bulunmadığını,...'in işleten olması sebebiyle davalı müvekkiline husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu olaya ilişkin alınan bilirkişi raporu ile davalıya ait aracın sürücüsü ...'in %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, davacı tarafın davalıdan talep edebileceği toplam maddi zararının kusur oranına göre 310.449,66 TL olarak hesaplandığı ve bu tutarın İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün 2016/11840 sayılı dosyasındaki takip tutarı ile örtüştüğü, her ne kadar davalı tarafından kazaya karışan... plakalı aracın dava dışı sürücü...'e satıldığı beyan edilmiş ise de tanık beyanları ile aracın satışı yapıldığı hususunun ispatlanamayacağı, alacağın yargılamayı gerektirmesi ve likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalının İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün 2016/11840 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, icra inkar tazminatı talebinin alacak yargılamayı gerektirdiğinden ve likit olmadığından reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu kazadan birkaç gün önce müvekkilinin kazaya karışan motorsikleti mütevveffa...’e sattığını, bu nedenle davalıya sorumluluk yüklenemeyeceğini, aracın 1.000,00 TL satış bedeli ile müteveffa...'e satıldığı hususunun tanık beyanları ile ispat edildiğini, kazadaki tüm sorumluğun vefat eden...’in ait olduğunu, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, somut olayda kazaya karışan ve trafik sigortası bulunmayan ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı ... adına kayıtlı olup, araç satışının resmi şekle (noter satışına) tabi olduğu, dosya kapsamında davalı tarafından iş bu aracın müteveffa sürücü...'e resmi şekilde satışının yapıldığının kanıtlanamadığı, bu nedenle davalı ...'in işleten sıfatı ile zarardan sorumlu olduğu ve davacı ...'nın davalıya rücu imkanının bulunduğu gerekçesiyle usul ve yasaya uygun olarak verilen İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, trafik kazası sonucunda vefat nedeniyle ödenen destekten yoksun kalma tazminatının rücuen tazminine yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14 üncü maddesi, ... Yönetmeliği'nin 16 ncı ve 17 inci maddeleri.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.