Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalıya ait işyerinde 05.03.2001-12.06.2010 tarihleri arasında çalıştığını ancak sigorta girişinin geç yapıldığını, iş akdinin haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini ve işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile genel tatil, fazla mesai ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; zamanaşımı itirazında bulunarak, davacının 18.06.2004-13.03.2005 tarihleri arasında çalıştığı ve emeklilik nedeni ile işten ayrıldığını, fazla mesai yapmadığını ve genel tatillerde de çalışmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:

Karar süresinde taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- Hizmet süresi yönünden taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı işçi, 05.03.2001-12.06.2010 tarihleri arasında çalıştığını iddia ederken; davalı işveren SGK kayıtlarında olduğu gibi çalışmanın 18.06.2004-13.03.2005 tarihleri arasında olduğunu savunmuştur.
Mahkemece; davacının, 18.06.2004-12.06.2010 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilmiştir.
Davacı tanığı ...kendisinin 1999-2013 yılları arasında davalı işyerinde garson olarak çalıştığını, 2010 veya 2011 yılında işyerinin kapandığını, davacının 2000-2001 yılında işe başladığını beyan etmiştir. Davalı tanığı ... ise, davacının 2002 veya 2003 yılında davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığını, işyeri kapanıncaya kadar çalıştığını ve işyeri kapandıktan sonra yeni işyerinde çalışmadığını ifade etmiştir.
SGK kayıtları incelendiğinde; 2001-2003 yılları arasında farklı işyeri sicil numaralarından davacı adına çalışma bildirildiği saptanmıştır.
Çalışma olgusunu ispat yükü işçiye aittir.
Davacı işçi, çalışma olgusunu ispat için tanık deliline dayanmıştır.
Mahkemece, davacının iş akdinin 12.06.2010 tarihinde sona erdiği ve çalışmanın kesintisiz olduğu kabul edilmiş olup, mahkemenin bu kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, davacının işe başladığı tarihin 18.06.2004 olarak kabulü hatalıdır. Bu hususuta yeterli araştırma yapılmaksızın karar verilmiştir.
Zira; davalı işyerinde çalışmış olan ve görgüye dayalı bilgi sahibi olan davacı tanığı ..., davacının iddiasını doğrulamış; davalı tanığı ... ise davalı savunması ile çelişecek şekilde davacının kurum kayıtlarına göre işe başladığı tarihten daha önceki bir tarih olan 2002 veya 2003 yıllarında işe başladığını beyan etmiştir.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; sigortalı hizmet cetvelindeki 2001-2003 yılları arasında davacı adına çalışma bildirilen işyeri sicil numaralarının kime ait olduğu saptanmalı ve bu işyeri sicil numaralarının ait olduğu işverenlerle davalı işveren arasındaki hukuki ilişki araştırılarak ve tanık beyanları bu kapsamda bir değerlendirmeye tabi tutularak, davacının işe başladığı tarih hiçbir tereddüte mahal vermeyecek şekilde saptanmalı ve işçilik alacakları buna göre hesaplanıp hüküm altına alınmalıdır.
Eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
F)SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.