Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yaşadığı ilçede meydana gelen terör eylemleri nedeniyle davacının evinin kullanılamaz ... geldiğini, davacının terör eylemlerine karşı evini sigorta ettirdiğini, bu hasarlar nedeniyle davalı ... şirketine başvuruda bulunduğunu, davalı ... şirketinin poliçeden doğan sorumluluğunu yerine getirmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davaya konu talep yönünden davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 06.07.2020 tarihli duruşmaya davacının katılmaması sebebiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 150 inci maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırıldığı, davanın süresinde yenilendiği ve yargılamaya devam edildiği, akabinde 01.03.2021 tarihli duruşmaya da davacının katılmadığı ve mazeret de sunmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın hakkaniyete aykırı olduğunu, Şırnak Valiliğine yazılan müzekkere cevabının gelmediğini, sigorta eksperi tarafından düzenlenen raporda zararın açıkça belli olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından açılan davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, davanın birden fazla kez takipsiz bırakılması nedeniyle HMK'nın 150 ve 320 inci maddeleri gereğince açılmamış sayılmasına yönelik verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

terör eylemleri nedeniyle davacının, davalı tarafından konut sigorta poliçesi ile sigortalanan konutunda meydana gelen zararın sigorta sözleşmesi kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 150,320 ve 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 vd. maddeleri.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın isabetli bulunmasına göre davacı vekili tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

6502 sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2. maddesi gereğince davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.