HÜKÜMLER: Sanık ... hakkında beraat, sanık ...
hakkında mahkûmiyet, eşya müsaderesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; münhasıran sanık ... hakkındaki beraat kararının re’sen dikkate alınacak nedenlerle bozulması talebine ilişkindir.
2. Sanık ...'nın temyiz nedenleri; gelen çuvallarda sigara olduğunu bilmediğine, kararın bozulması talebine ilişkindir.
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 15.07.2014 tarihinde Adana'da önleme araması kararına
istinaden durdurulan yolcu otobüsünün bagajında İstanbul'dan alınmak üzere bırakılan emanet çuval içerisinde 434 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir.
Olay tarihinde otobüste muavin olan sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci, beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları uyarınca dava açılmıştır.
Reyhanlı ilçesinden otobüse emanet olarak bırakılan bir çuvalın daha bulunması nedeniyle firma görevlilerince kolluk görevlilerine haber verilmesi sonucunda 16.07.2014 tarihinde İstanbul'da otogara gelip aynı otobüsten çuvalı almak isteyen sanık ... kaçmaya çalışırken yakalanmış ve 326 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir.
Sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
Sanık ... hakkında açılan dava hukuki ve fiili irtibat nedeniyle işbu dosya kapsamında birleştirilmiştir. Alınan savunmasında, otobüste muavin olduğunu, yazıhane çalışanları tarafından otobüsün bagajına emanet alınan eşyalar arasındaki kaçak sigaralardan haberdar olmadığını ifade etmiştir.
Sanık ... alınan savunmasında, Reyhanlı'dan hurma istediğini, çuvalda kaçak sigara olduğunu bilmediğini ifade etmiştir.
A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Münhasıran Sanık ... Hakkındaki Beraat Kararını Temyizi Yönünden
1. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; olay tutanağı, sanığın savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın savunmasının aksine atılı suçu işlediği yönünde cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle kurulan beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ...'nın Hakkındaki Mahkûmiyet Kararını Temyizi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık ...'nın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası
"yirmiüçüncü" fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde gereğince suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağı hüküm altına alındığı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Münhasıran Sanık ... Hakkındaki Beraat Kararını Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... hakkında kurulan beraat hükmü yönünden katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar bakımından herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ...'nın Hakkındaki Mahkûmiyet Kararını Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
25.01.2024 tarihinde karar verildi.