...

MAĞDURELER: ... (...), ..., ...

SUÇLAR: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, nitelikli cinsel saldırı, cinsel saldırı, şantaj

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR

1. Sanıklar hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, nitelikli cinsel saldırı, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı ve şantaj suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda, Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2013/103 Esas, 2016/70 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile;
a) Mağdure ...'a karşı sanık ...'ın şantaj eylemi beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçunun unsuru kabul edilip belirtilen suçtan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 11 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Mağdure ...'a karşı sanık ...'in cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin bir ve üçüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Mağdure ...'e karşı sanık ...'in şantaj suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin bir ve ikinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
d) Mağdur ...'a karşı sanık ...'in nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstekleri
Özetle; usule aykırı işlemlerin olduğuna, taleplerinin yerine getirilmediğine, savunma ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine, mağdure ...'un mahkemede dinlenmediğine, tanık dinletme talebinin reddedildiğine, sanıklar aleyhine delil bulunmadığına, sanık ... ile mağdure ... arasındaki ilişkinin rızalı olduğuna, ruh sağlığının bozulması yönünden illiyet bağının kesin olarak tespit edilemediğine, mağdure İlcan'nın doğrudan sanık ... hakkında şikayetinin olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, soyut iddia dışında delil bulunmadığına, mağdure ...'in fotoğrafının sanık ...'in telefonunda bulunmadığına, ... ile aralarında husumet bulunduğuna, oluşan şüphe nedeniyle kararın bozulması gerektiğine, mağdur ...'ın beyanlarının hükme esas alınamayacağına, beyanlarının çelişkili olduğuna, sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanmamasının kanuna aykırı olduğuna, kararın bozulması istemine ilişkindir.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesinin birinci fıkrasında “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasında ise "Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez" hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda mahkemece olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdure ...'un duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip, özellikle şantaj iddialarından sonra cinsel ilişkiye girip girmedikleri ayrıntılı sorulup, bunun mümkün olmaması halinde ise soruşturma evresinde kaydedilen görüntüleri duruşmada hazır bulunanlarca izlenip sanık ile müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.

Açıklanan nedenle Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2013/103 Esas, 2016/70 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2013/103 Esas, 2016/70 Karar sayılı kararırına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.01.2024 tarihinde karar verildi.