Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2014/354 Esas, 2016/171 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûmiyet ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz isteği; yeterli delil olmadığı, belgenin aldatma kabiliyetinin olmadığına ilişkindir.
Sanığın olay tarihinde idari para cezalarının iptalinin temini için ... Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü adına ... Mal Müdürlüğüne, suça konu belgelerin faksını göndertmek suretiyle ...Veterinerlik ve Tarım İlaçları Şirketi'ne uygulanan 12.801,00 TL idari para cezasının iptalini sağlamaya yönelik eyleminde, belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu anlaşılmakla mahkûmiyetine karar verilerek temyize konu hüküm kurulmuştur.
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
2. Adli Emanetin 2014/2711 sırasında kayıtlı suça konu belge aslının dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, dışında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının ilgili yerine " Adli Emanetin 2014/2711 sırasında kayıtlı suça konu belge aslının dosyada delil olarak saklanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2024 tarihinde karar verildi.