Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılan 11.08.2018 tarihli kolluk beyanında, ''Geçen sene anneler gününde kendisine alınan 400 TL değerindeki altın bilekliğini zorla aldığını'', 25.11.2015 tarihli oturumda, ''Bilekliğinin kendisine iade edilmediğini, zararının karşılanmadığını'' belirttiği;
25.11.2015 tarihli oturumun (1) nolu ara kararı uyarınca sanık vekiline mütalaya karşı diyeceklerinin ve son savunmasını hazırlaması için bir dahaki celseye kadar süre verilmesi üzerine, sanık vekilinin 27.11.2015 tarihli yazılı savunmasının (4) nolu bölümünde ''Sanığın anne ve babasının müştekinin zararını gidermek amacıyla müşteki ile görüşmeler yaptıklarını, ancak müştekinin kabul etmediğini, bu nedenle sayın mahkemenizin uygun görmesi durumunda müştekinin uğramış olduğu 400 TL oranındaki zararı ki varsa fazlasını da bir hesaba depo etmeyi talep ettikleri'' şeklinde beyanda bulunduğu, 30.11.2015 tarihli karar oturumunda da ''Celse arasında dosyaya sunduğumuz yazılı savunmalarımızı ve daha önceki sözlü savunmalarımızı aynen tekrar ederiz...'' şeklinde beyanda bulunarak katılanın zararını karşılama talebinde bulunduğu, ancak mahkemece bu konuda bir karar verilmediğinin anlaşılması karşısında;
Öncelikle katılanın muhtemel zararının, ödenmesi hususunda makul bir süre ve ödeme noktası belirlenip sonucuna göre TCK'nin 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 15.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.