HÜKÜMLER: Sanık ... hakkında beraat, sanık ...
hakkında mahkûmiyet, eşya müsaderesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; sanık ...’ün cezalandırılması gerektiğine ve beraat kararının bozulması talebine ilişkindir.

2. Sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri; mahkûmiyet kararının bozulması talebine ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, olay tarihinde usulüne uygun olarak alınan arama kararına

istinaden, sanık ... 'in işlettiği, sanık ...'ün çalıştığı işyerinde kolluk görevlilerince yapılan aramada; muhtelif yabancı markalarda 102 adet kol saati, 60 adet güneş gözlüğü, 32 adet parfüm, 2.720 adet vitamin ilacı, 725 adet cinsel uyarıcı ilaç, sprey ve jel ele geçirilmiştir.

Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.

Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporuna göre, yakalanan eşyaların yurtdışı menşeili orijinal olmayan ürünler olduğu, bir kısmının ise yurda girişi yasaklanan eşyalardan olduğu belirlenmiştir.

Sanık ... alınan savunmasında, diğer sanığa ait işyerinde çalıştığını, işyeri sahibinin aldığı ürünlerin faturalı olup olmadığını bilmediğini, satışını yaptığını ifade etmiştir.
Sanık ... alınan savunmasında, işyerini yanında çalışan diğer sanık ...'e devrettiğini, yakalanan eşyalarla ilgisinin olmadığını savunmuştur.

Olay tutanağında her iki sanığında arama esnasında işyerinde olduğu, işyerinin sanık ...'e devrine ilişkin dosyaya sunulan bir belge bulunmadığı saptanmıştır. Tutanak tanıkları alınan beyanlarında tutanağı doğrulamışlardır.

A. Sanık ... Hakkındaki Beraat Kararı Yönünden

Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde, sanığın çalıştığı işyerinde raflarda satışa hazır halde gümrük kaçağı eşyaların bulunması, suça konu eşyaların bir kısmının ülkede satışının yasak olması, sanığın satış yaptığını ikrar etmesi birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçtan cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının "yirmiüçüncü" fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde gereğince suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağı hüküm

altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Kararı Yönünden
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin münhasıran beraat kararına yönelik olduğu anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Kararı Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.01.2024 tarihinde karar verildi.